menu

Kuzgunun Ayak İzleri
Orjinal Adı:
-
Yazar:
Yayınevi:
Yayın Tarihi:
Çevirmen:
-
Grafik Tasarım:
-
Karakterler:
-
Sizin Puanınız:

Kontrol edilemeyen bir nefret ve bunun sonucunda ortaya çıkan vahşet…
 Gecenin ıssızlığında kana bulanan İstanbul sokakları… 
Her seferinde farklı uzuvları bedenlerinden kopartılmış kurbanlar… 
 
Eski bir inanışa dayanan ritüeli tamamlamaya ant içmiş, geçmişin intikamından başka bir şey düşünmeyen bir katil herkesin odak noktası olmuştur. Başkomiser Levent ve ekibi ellerindeki kısıtlı imkânlarla kini dinmek bilmeyen katilin peşine düşerler. Ancak katil onlarla her seferinde oyun oynamaktadır. Gerçekleştirdiği her cinayetten sonra Levent ve ekibine kurbanları aracılığıyla şifreli bir mesaj bırakır. Cinayetler işlenmeye devam ederken katilin bir yerden esinlendiğini anlarlar ve yapbozun parçalarını birleştirmeye çalışırlar ancak zaman giderek aleyhlerine işlemektedir. Katil adım adım son kurbana yaklaşırken ritüelini tamamlayıp ortadan kaybolmaya hazırlanmaktadır. Soruşturma esnasında geçmişin sayfaları aralanırken birçok kişinin sakladığı sır da yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlar.
 
 
 
İpuçları bulunmaya çalışıldıkça ellerine sadece yeni kurbanlar geçer. İstanbul sokakları tamamen kana bulanmadan elinden gelen her şeyi yapan bu psikopat kişiyi bulmak zorundadırlar.
 

İLGİLİ BLOG YAZILARI

Yorumlar


Kuzgunun Ayak İzleri Değil De Tüyleri
January 21, 2024 18:30

Bu kitap 2023 Kristal Kelepçe Yılın Polisiye Romanı adayıdır.

Katil yıllar önce olmuş bir olayın intikamını alıyor, siyah tüylü bir elbise giyerek kurbanlarını işkence ederek öldürüyor ve uzuvlarını alıyor. Her sene Kristal Kelepçe’de çok sayıda intikamcı-işkenceci seri katil okuyoruz, o yüzden bana enteresan gelmedi konu.

Katilimiz Poe’nun Kuzgun’undan esinlenmiş, dizeler ve kuzgun tüyleri bırakıyor etrafa. Poe’dan esinlenilmesi romana hoşluk katmış.

SPOILER —- Yıllar önce çocuklar okul bahçesinde itişirlerken düşüp ölen Tarık’ın intikamı için katilimiz onunla bahçede itişen beş liseli çocuğun kardeşlerini hedef alıyor. Kafama takılan üç konu var: 1) Neden suçsuz kardeşlerin öldürüldüğü sorusuna - romanda sıklıkla soruluyor olmasına rağmen - net bir cevap sunmuyor roman. ‘Şiirde kardeş deniyor’ diye gibi bir açıklama varsa da beni tatmin etmedi. 2) Tarık’ın intikamını Faruk almadı, Beril almadı, Deren’e mi kaldı o iş? Beril-Deren ilişkisini romanın bütünlüğü bakımından katma değersiz buldum, kurgu daha karmaşık hale getirilsin istenmiş sanırım. Daha yalın olsa daha etkili olabilirdi intikam. 3) Ayrıca Kuzgunun tüyleri bırakıldığına göre kitabın isminde neden ‘ayak izleri’ denmiş diye merak ettim. Bu da yayınevinin bir dokunuşu herhalde. SPOILER SONU

Kitabın polis karakterleri Kudret ile Metin’in aralarındaki Amerikan “ortak” muhabbeti, Adli Tıp uzmanı Ceylan’a ve asistanı Deren’e polis teşkilatındalarmış gibi davranılması vb. bazı detayları Türk emniyet teşkilatıyla bağdaştıramadım. Başkomiser Levent kapak arkası yazısında bize kitabın ana kahramanı gibi lanse ediliyorsa da aslında Kudret ve Metin’in önüne geçemedi.

Ve fakat, Murat Aloğlu'nun kalemi kuvvetli. Yazmaya devam, derim naçizane.


Yorum yaz
mode_edit