menu

Şeytan Saklambaç Oynuyor
Orjinal Adı:
-
Yazar:
Yayınevi:
Yayın Tarihi:
Çevirmen:
-
Grafik Tasarım:
-
Karakterler:
-
Kitap Serileri:
Sizin Puanınız:

Yağmur yeni dinmiş, sıynlan bulutların altından güneş çıkmıştı. İstanbulun, bu ilkbahar güneşlerini bilirsiniz.
İşte böyle bol ışıklı fakat hararetsiz bir güneşti bu.
Köprünün Kadıköy iskelesindeyiz.
Hava pek soğuk olmadığı halde, yakasını kaldırmış, şapkasını kaşlarına doğru eğmiş bir genç, dalgın dalgın denizi seyrediyordu. Yakınındaki gazeteci bir
Çocuk da avazı çıktığı kadar bağırıyordu:
— Akşam, Son Posta.. Havadisler.. Haber, havadis. Köprünün iki tarafından gelen kadınlı erkekli bir kalabalık, iskeleye yanaşmış olan vapura yürüyordu.
Birden gazeteci:
— Haberde Haber, diye bağırdı.
Denizi seyreden genç, hemen gazeteci çocuğa baktı. Göz göze geldiler. Küçük gazeteci, bir gözünü kırparak, tek ayağını sürüye sürüye vapura doğru giden yaşlı bir adamı gösterdi.
Genç hemen yürümeğe başladı. O anda iskelenin zili de çalmaya başlamıştı. Vapurun kalkacağını haber veren zil, herkese bir canlılık vermişti. Yolcular vapura girmek için daha hızlı yürümeğe başlamışlardı.
Genç, bir aralık, önde giden ihtiyarı kaybeder gibi oldu. Vapura yaklaştıkça artan kalababk yüzünden araları açılmıştı.
Genç, vapura girerken iskele kapıları kapanmış ve vapur hareket etmişti. Fakat ihtiyarı gözünden kaybetmişti.
Bir an için durakladı. Acaba yukarı güverteye mi, orta salona mı, yoksa alt kata mı inmişti? Anı bir kararla orta salona girdi. Etrafa seri bir göz gezdirdi, ihtiyar yoktu. Alt kata indi. Yine ihtiyarı göremedi.
Yıldırım gibi güverteye fırladı. Burada da yoktu, ikinci mevkii, her tarafı, her tarafı aradı ihtiyarı bulamadı.
Ayağını sürüye sürüye yürüyen ihtiyar adam vapurda yoktu. Fakat buna imkân olabilir miydi?
Genç:
— Belki kalabalıktan göremedim, dedi.
Vapur Haydarpaşaya yanaşır yanaşmaz dışarıya fırladı. Çıkan yolcuları gözden geçirdi. İhtiyar çıkmadı.
Hemen oradaki iskele polisini çağırdı. Eline bir kâğıt tutuşturdu.
— Ben başkomiser Burhanım, dedi. Selâm vermeyiniz, kimse görmesin. Bu kâğıdı şimdi telefonla Kadıköy iskelesindeki noktaya söyleyiniz.
Genç adam tekrar vapura atladı.
Vapur Kadıköy iskelesine yanaşır yanaşmaz tik atlıyan başkomiser Burhan olmuştu. Bilet toplıyan memurların arkasına geçti. Çıkanları gözden geçirmeğe başladı. Yine yoktu. İhtiyar Kadıköyüne de çıkmamıştı.
Çıkan yolcuların arkası kesildi. Vapur, yeni yolcular alıp hareket ettikten sonra, başkomiser, iskelenin öteki tarafında bilet toplıyan memurları yanında duran polise yaklaşarak:
— Gördünüz mü? diye sordu.
Polis, derhal esas vaziyetine geçerek bir selâm verdi:
— Hayır, bildirilen şekilde yaşlı ve topal bir adam çıkmadı, dedi. Böyle birisini görmüş olsaydım size derhal haber verecektim.
(Kitabın İçinden)




Yorum yaz
mode_edit