"MAYTREE COTTAGE, DE
Lâstik patladı. Radyatörde de hiç su kalmamıştı. Otomobil Horsham yolu üzerinde «Maytree Cottages in tam önünde durdu; dami samandan yapılmış ahşap bir köşktü. Richard Gordon evi seyretmek için bahçe kapısının önüne geldi.
Elisabeth zamanından kalmış bir bina idi. Fakat ne beyaz perdeli pencereleri ile tertemiz görünen evin manzarası, ne kırmızı tuğladan yapılmış yolu, ne de gül kokulu bahçesi onun dikkatini çekmemişti. Richard Gordon'un gözleri dut ağacının gölgesindeki çimenlikte bahçe sandalyesine oturan genç kıza ilişmişti. Uzatmış olduğu bacakları zarif ve mütenasipti, Elinde bir kitap yanında da büyük bir çikolata kutusu vardı, Hayat ve ışık dolu altın sarısı saçları, gözleri kamaştırıyordu. Genç kız onun tarafına başını çevirdiği zaman, Dick koyu mavi, ciddi ve istihfam dolu bir çift gözle karşılaştı.
Genç kız, toplandı ve ayağa kalktı.
(Dick şapkası Sizi rahatsız ettiğime çok müteessirim. elinde gülümsiyerek özür diliyordu). Benim zavallı Lizzie'm için biraz su isteyecektim... Fena halde susadı.
Genç kız, evvelâ kaşlarını çattı, sonra gülmeğe başladı. Lizzie mi... Anladım arabanız. Lütfen evin arkasına kadar gelin de size kuyuyu göstereyim.
Dick Gordon, bu genç kızın kim olabileceğini düşünerek onu takip etti.
Gordon, otuz yaşında olmasına rağmen sevimli çocuk çehresi ile on sekizinde imiş gibi görünüyordu. İşte bu görünüşe aldanan genç kız da ona bir akran muamelesi ediyordu. Kuyu ve kovaları göstererek:
Size yardım etmesi için bir hizmetçi çağırmak isterdim. Ama maalesef hizmetçimiz yok. Zaten şimdiye kadar olduğunu hatırlamıyorum, bundan sonra da olacağını zannetmem.
-Yazık, demek böyle güzel bir kapıdan mahrum olan bir hizmetçi var... Bahçeniz hakikaten çok hoş. Genç kız, cevap vermedi, Belki yapmış olduğu bu teklifsiz...
(Giriş)