Carl Munger onu beklemekteydi. Hapishane' nin karşı köşesindeki kırmızı tuğla duvara dayanmıştı. Derine batmış manâsız gözleri, Laurie'nin çoraplarının üzerinden görünen beyaz, yuvarlak diz kapaklarındaydı.
Laurie'de onu bekliyordu. Kapının sol tarafında, bir kaç metre geride durmuştu. Uzun boylu, bal rengi saçlı, biçimli vücutlu bir kızdı. Çok uzun, çok güzel bacakları vardı. Kuvvetle esen yaz rüzgârının uçuşturduğu eteklerini zaptetmek için çabalarken bakışlarını kapıdan ayırmıştı.Ancak başını kaldırınca çıkan adamı gördü, neşeyle ismini haykırarak ona doğru atıldı...
(Kitap Girişi)