Çok değişik yapısı, büyük bir ustalığın izlerini taşıyan yazılışı, Kördüğüm'ün başta Birleşik Amerika olmak üzere dünyanın belli başlı ülkelerinde ilgiyle karşılanmasına yol açtı. Bu ilgiye yol açan bir başka neden de ilk kez bir Hollandalı yazarın çok satan bir kitapla pek çok ülkede birden boy göstermesiydi.
Kördüğüm'ün geçtiği çevre Hollanda başkenti Amsterdam. Camlarında müşteri bekleyen güzel kadınlarıyla ünlü mahallesi, her yanına kol uzatmış kanalları, sevimli görünüşüyle cinayetlerin pek seyrek görüldüğü sakin Amsterdam. Bu sakin kentin sokaklarında sakin sakin görev yapan iki dedektif, Grijpstra ve De Gier de romanın belli başlı iki kişisi. Ama şimdiye dek dünya edebiyatına armağan edilen dedektif tiplerinin en ilginci, en insancılı, daha da önemlisi en çağdaşı bu iki kişi. Kördüğüm, yazarının uzun deneylerinden kaynaklanan güvenlik kurumlarının ince eleştirisiyle, ancak büyük bir gözlemcinin yansıtabileceği kişileriyle, taptaze havasıyla alışılmamış bir roman. Ünlü Time dergisinin övgülerini fazlasıyla hak eden.
(Arka Kapak)