menu

Gülün Açtığı Gece
Orjinal Adı:
-
Yazar:
Yayınevi:
Yayın Tarihi:
Çevirmen:
-
Grafik Tasarım:
-
Karakterler:
-
Sizin Puanınız:

ÖLÜM YALNIZCA FANİLER İÇİNDİR. HAKİKATE ERENLER İÇİN NE DOĞUM OLUR NE DE ÖLÜM!

YAŞAMIN EN BÜYÜK SIRRI KÂİNATIN HER ZERRESİNDE GİZLİ.

“Şu toprak kabı al getir bana.”
“İçi boş ama.”
“Kabın içinde hava yok mu?”
“Var.”
“Şu an soluduğun hava ile kabın içindeki hava birbirinden ayrı mı?”
“Hayır, ikisi de aynı hava.”
“Doğru. Zahirde ayrı gibi görünse de özde aynılar. Biz de böyleyiz işte. Ruhlarımız bedenlerimizin içinde tıpkı bu toprak kabın içindeki hava gibi hapistir. Her şeyin özü ile ruhlarımız ayrı gibi görünse de birdir. Aynıdır. Nasıl ki var olan hava kabı kendiliğinden dolduruyorsa, İlahi Olan, Yüce Yaradan da bu yaşamda kullandığımız, beden dediğimiz kapları doldurur böyle. Bu nedenle var olan her şey O’dur. Her şey O’nun tecelli etmiş bir formudur.”

Tüm dünyayı sarsacak bilimsel bir keşfin arifesinde olan Şirin Özdemir, çalıştığı laboratuvar saldırıya uğrayınca ağır bir suçlamayla karşı karşıya kalır. Hem kendini temize çıkarmak hem de peşindekilerin elinden kurtulup Hallâc-ı Mansûr’un kayıp elyazmalarının izini sürmek için Profesör Algan Ataman’a ulaşmak zorundadır. Bu eser, tüm inanç sistemlerinin egemenliğini derinden sarsacak bir sırrı barındırmaktadır. Peşlerindeki istihbarat servisleri ve acımasız katille nefes kesen bir ölüm kalım mücadelesine girişen ikili, öte yandan gizlenen bir tarihe şahitlik edecektir.

Başak Sayan, dördüncü romanı Nigâhdar’ın ardından bu kez Gülün Açtığı Gece ile okurlarını; Şems-i Tebrizi’nin gizlenen kimliğinin, Alamut ve efendilerinin az bilinen tarihinin derinliklerine sürüklüyor. Bir kez daha bilim, felsefe, din ve mistisizmin sınırlarında gezdirerek tüm disiplinlerin birbiriyle olan ilişkisini gözler önüne seriyor.




Yorum yaz
mode_edit