Karısı odaya girdiği vakit, Charlie başını çevirip ona baktı. Genç kadının üzerinde koyu mavi renkte, eteği yandan yırtmaçlı kadife bir elbise vardı Yüksek topuklu terliklerinin üzerinde ince, ayak bilekleri dikkati çekiyordu. Charlie elini uzatıp genç kadının elini tuttu. O anda dünyanın en mesut adamı olduğuna inanıyordu.
Bu Charlie'nin genç karısının o evde geçirdiği ilk Noel Yortusuydu, ağustosta evlenmişlerdi. Genç kadın, ince, nârin yapılı ve bir kedi yavrusu gibi sevimli bir varlıktı. Gözleri daima hafif nemliymiş gibi görünürdü, bu karanlık güzel gözler daima insana masum bir bakışla bakıyordu. Charlie'nin solgun, ince, uzun yüzü karısının pürüzsüz esmer ve zaman zaman pembeleşen teniyle âdeta bir tezat teşkil ediyordu.
Bedelia, günlerdenberi bu Noel için hazırlanmıştı. Bütün tabaklar, tepsiler çeşit çeşit keklerle doluydu. Charlienin büyükannesinden kalma bütün gümüş kaplarda fondanlar, kuru yemişler ve tuzlu bisküiler vardı. Büfenin üzerinde hemen hemen on iki sürahinin içinde çeşit çeşit içkiler misafirleri bekliyordu. Daha sert içkileri tercih edenler için Charlie'nin hususi surette hazırladığı rom vardı.
Charlie, genç kadına antika altın bir yüzük hediye etmişti. Bedelia, her tarafı küçük taşlarla süslü ve ortasında fiyonk hissini veren bir süsü olan yüzüğü sağ elinin dördüncü parmağına takmıştı. Zaman zaman elini uzatıp yüzüğüne bakıyordu. Elleri tombul ve yumuşacıktı. Tırnakları son derece bakımlı pembe birer mücevher gibiydi.
Charlie, genç kadının başını eğerek yüzüğüne tekrar baktığını görünce:
- Beğendin mi? diye sordu.
(Giriş)