Kısım I Stüdyoda bir cinayet
Jupiter stüdyosunda o akşam dehşetli kalabalık vardi. Davetlilere dünyanın en güzel kadını Fani Gargand ile çirkinliği ile meşhur Bil Prenk tarafından çevrilmiş o lan "KADIN VE CANAVAR" filmi gösteriliyordu. Senaryoda, Bil Prenk mağlup edilemiyen fakat aşk yüzünden teslim olan bir gangsteri temsil ediyordu.
Salon rejisör, yıldız, gazetecilerden maada figüranlar ve makiyajcılarla hınca hınç dolu idi. Fani Gargand geldiği zaman film başlamıştı. Karanlık ve kalabalık yüzünden locasına gitmekten vazgeçmişti,.
Film seyredilirken kendini göstermekten sarfı nazar eden Fani, figüranların arkasından filmi seyretmeğe karar vermişti. Kalabalığn içinde Bil Prenk'i gördü. Herhalde gazetecilerin üzerinde daha iyi bir tesir yapabilmek için Bil Prenk filmdeki perükünü ve zaten kalın olan dudaklarını feci surette çirkinleştiren takma dişlerini takmıştı.
Fani:
Azizim, çok iyi düşünmüşsünüz, dedi. Davetliler bir an filmdeki gangsterin yaşadığını zannedecekler. Ben de filmdeki kadar parlak görünmek istedim. Ve onun için gerdanlığımı, küpelerimi ve iki bileziğimi taxtım. İşte filmin birinci kısmı bitti. Kolunuza gireyim de salon aydınlandığı zaman ikimizi beraber görsünler.
Cep kolleksiyonu No. 13 (Holivut'da Panik var!)