menu

Çıplak Ceset ( 7.9/10)
Orjinal Adı:
-
Yazar:
Yayınevi:
Yayın Tarihi:
Çevirmen:
-
Grafik Tasarım:
-
Karakterler:
Sizin Puanınız:

Eski bir pilot olan Remzi Ünal detektiflik yapmaya karar vermiştir. Bir arkadaşının kendisi için verdiği gazete ilanından sonra Tarsus’tan bir telefon alır. Kaybolan üniversite öğrencisi yeğenini bulmasını isteyen Yusuf Sarı’nın teklifini kabul edince de kendini Tarsus’tan Boğaziçi Üniversitesi’ne uzanan bir cinayet, uyuşturucu ve pornografi şebekesiyle yüz yüze bulur. Usta bir aikidocu olan dedektifimiz, işin içinden çıkabilmek için cesaretten çok daha fazlasına ihtiyaç duyacaktır. 1999 yılında Kaktüs Kahvesi’nin düzenlediği polisiye roman yarışmasın birincisi olan ve hızı, gerilim dozu ve kurgusuyla yerli polisiyenin en iyi örneklerinden biri sayılan Çıplak Ceset yabancı dillere de çevrildi. Celil Oker, Türk polisiyesinin büyük ustası. - Stuttgarter Zeitung- Türkiye’den polisiye denince akla ilk önce Celil Oker adı gelmeli. - Ulrich Noller, WDR- Türk yazarı Celil Oker büyük bir yetenek. Kitapları çok güncel, çünkü bilinmedik bir ortam, yani Türkiye, okuru büyülüyor. - Facts-
Diğer Baskıları

Nopic Nopic Nopic


Yorumlar


Remzi Ünal ilginç bir
January 18, 2006 16:36

Gerçekten öyle. Remzi Ünal çok ilginç. Çok fazla sevilecek tarafı olmasa da, insan elinde olmadan hoşlanıyor bu insandan.
Bu sefer Ünal'ı Tarsus'ta yaşayan bir iş adamı yeğenini bulması için tutuyor. İlk anda dertsiz bir işe benzeyen bu görev daha sonra Boğaziçi Üniversitesi'ndeki uyuşturucu trafiğine kadar ilerleyecek. İnce olduğundan soluksuz okunacak bir kitap. Ben çok sevdim. İnsanın, tanıdığı çevresinde geçen bir polisiye okuması çok farklımış. Tarz olarak Ahmet Ünal'dan daha çok sevdim. Dil olarak olmasa da. Oker'in dili basit ve kolay anlaşılan bir dir. Birçok yerde de halk ağızı kullanılıyor. Özellikle "bilader" kelimesi sıkça geçiyor. Oker'de sevdiğim husus, direkt konuya girmesidir.
Benden 9 Puan!


Remzi Ünal
June 18, 2006 16:36

Yerli polisiyeleri okurken nedendir bilmiyorum ama sanki hepsi aynı elden çıkıyormuş gibi bir hisse kapılıyorum. Kahramanların yaşam tarzları ve espri anlayışları neredeyse aynı gibi. Yerli polisiyelerin arasında bu ilk kitabını okuduğum Remzi Ünal'ı ilk basamaklara oturttum. Kitabı açtım başladım, iki saat sonra ise bitirip kapağını kapattım. Sürükleyici bir kitap ve işin içinde zeka var. Dedektifimiz de oldukça zeki. Türk işi Aikidosuna hayran kaldım.


ödüllü
August 31, 2006 19:40

Kaktüs Kahvesi Polisiye Roman Yarışması Birincilik Ödülü'nü 1999 yılında kazanan kitap. Bildiğim kadarıyla yarışmanın ikincisinde ödüle değer bir eser bulunamadı ve yarışma da tekrarlanmadı bir daha.


celil oker
December 29, 2006 23:21

Hani agatha christieyi kolay okunduğundan dem vurarak eleştirenler vardır ya,merak ediyorum celil okeri okudukarında ne tepki veriyolardır acaba.Yanlış anlaşılmasın kesinlikle eleştirel anlamda söylemiyorum bunu.Çünkü dönem dönem hepimizin bu tarz kitaplar okumaya ihtiyacı oluyor.Kendi adıma severek ve inceliklerinden de kaynaklanarak tek seferde okuyorum kitaplarını Oker'in.Bir kere en sevdiğim yanı konuya hiçbir dolandırma,betimleme ve analizler yapmadan direkt olarak giriyor olması.Anlatmak istediğinin haricinde ayrıntılardan genelde uzak durarak okuyucuya o kitabı neden okumaya başladığını hiçbir zaman unutturmuyor.Dahil olduğu tarz açısından son derece doğru geliyor bana bu stil.Ana karakter için bir açıdan söylenecek çok şey varken başka bir açıdan analiz edilecek ilginç bir tarafı yada anlatılacak bir özelliği olmadığını da görebiliyosunuz.


Yorum yaz
mode_edit