menu

HAFİF BİR TARTIŞMA

Yazan: Tülay Güneş Kılıç
Yayın Tarihi: December 28, 2015 02:11


MARGERY
Christie.

MIKE
Chandler.

MARGERY
Marsh.

MIKE
Kim?

MARGERY
Ngaio.

MIKE
Ah, evet... Şu Yeni Zelandalı.
(Karnını içeri çeker.) Spillane.
(Duraklama. Şehvetle) Mickey

MARGERY
Eğer terbiyeli davranmazsan, bu tartışmaya devam etmeyeceğim.
(Duraklama. Birbirlerine sertçe bakarlar.)

MIKE
Ross Macdonald.

MARGERY
Böyle daha iyi... Margery Allingham.

MIKE
(Gömleğinin yakasını açar ve kravatını boynundan çıkarır. Sırıtarak.)
Walker.

MARGERY
(Çaydanlık kılıfını düzeltirken sinirli bir şekilde ondan başka yere bakar.)
Kim?

MIKE
Francis X. Walker, tatlım. Detroit’ten, dedektifi Mickey Reilly.

MARGERY
Birinci sınıf olduğunu söyleyemem.
(Duraklama) Michael Innes. Yok -- Hayır, P.D. James olsun. (Duraklama) Innes'i saklıyorum.

MIKE
Gores.

MARGERY
(Duraklama.) Sen uyduruyor musun?

MIKE
(Gömleğinin kollarını sıvar ve dirseklerini masaya vurur.)
Joe Gores. Tanımayacağın biri, bebeğim. Amerikan polisiye romanlarının en büyük dedektif roman yazarlarından biri.

(Margery memnunsuzca çay fincanını sallar.)

MIKE
Bana öyle davranma, Maggie. Gores, zayıf Oxford hocalarının Afrika üfleme borularıyla birbirlerini öldürmesi yerine, gerçek insanların gerçek nedenlerle diğer gerçek insanları öldürmesini yazıyor diye, burnunu kıvırman gerekmez.

MARGERY
Çenene yumurta damlamış. (Koklar.) Belki de sert haşlanmış pişirmeliydim. (Gazetesini açar - London Observer ve çığlık atar.)

MIKE
(Gazetesi Daily News'u masaya çarpar.)
NE OLDU?

MARGERY
John Dickson Carr öldü.

MIKE
(Duraklama) Kim?

MARGERY
Şaka yapıyorsun herhalde. O, yüzyılın usta gizem ustası. Kitapları, kapalı oda türünün en iyisi.

MIKE
(Sigara yakar, dumanı onun gözlerine üfler.)
Anlaşıldı.

MARGERY
Bu ne demek şimdi?

MIKE
Akademik bilgiçlik taslayan biri öldüğünde bu kadar heyecanlanan tanıdığım tek kadınsın.

MARGERY
(Örgüsünü eline alır ve vahşice şişleri şakırtdatmaya başlar.)
Mickey Spillane öldüğünde, bir hafta boyunca bir barda içip yas tutmayacaksın o halde.

MIKE
(Boş Lucky Strike paketini buruşturup soğuk ringa balığı tabağına atar.)
Dinle tatlım, Parker ve Stark gibi adamlar belki katedralin içini hiç görmemişlerdir, ama olanları olduğu gibi anlatırlar, bir zamanlar olduğu gibi değil.

MARGERY
Nicholas Blake'in edebi bilgisiyle yazan birini söyle bana. Ya da Edmund Crispin'in zekasıyla.

MIKE
(Somurtarak.)
Raymond Chandler.

MARGERY
(Aşağılayıcı bir kahkaha.)
Ve sanırım John D. MacDonald, Michael Innes'ten daha iyi bir yazar.

MIKE
Tamam, böyle mi kavga etmek istiyorsun?
(Duraklama. Portakal suyuna bir shot Jack Daniel's ekler. Margery yüzünü buruşturur.)
MacDonald en azından iyi bir hikaye anlatıyor. Senin okuduğun o İngiliz kadınları, Etrüsk mezar heykelleri konusunda doktora yapmazsan hikayeyi bile takip edemezsin.

MARGERY
(Örgüsünü örerken acı bir gülümsemeyle.)
Bir kadının sütyen bedeninden daha büyük entelektüel talepler, senin kahramanlarının zihinsel kapasitelerinin çok ötesinde.

MIKE
(Ayağa kalkar, paltosunu alır.)
Şöyle söyleyeyim, Maggie. KES SESİNİ!

MARGERY
Neden her bu konuyu konuştuğumuzda, maço tavırlarına geri dönüyorsun?
(Duraklama)
O pis trençkotu gerçekten ofise giyecek misin, Michael?

MIKE
Başlatma maçoluğundan şimdi. Bir parça normal seks tüm o baskı altında tutulmuş papazlar ve akraba evliliği sonucunda doğmuş züppelerin misafir odasında oturup bulmaca çözmelerinden daha sağlıklıdır.
(Ona doğru sendeler. Örgüsünü kapar.)
Ve sen binici tulumlarını ve o lanet İngiliz çarıklarını giymeyi bıraktığında, bana nasıl giyinmem gerektiğini söyleyebilirsin... tatlım.

MARGERY
(Sinirli bir şekilde.) Toplumsal... şey... ortaklık duygusu, bazı yaşlı yazarlar arasında biraz fazla yoğunlaşıyor. Kabul ediyorum...
(Bir yudum çay daha içerek kendini güçlendirir.)
Ama ailevi sosyal yapının, senin yalnız kurt intikamcılarının bariz faşizmine göre belirgin bir avantajı var, bence. (Duraklama) Biraz daha çay?

MIKE
(Kendi kendine mırıldanarak.) Çenesi olmayan bir grup züppe... (Duraklama) Kahve.

MARGERY
(Tatlı bir sesle.)
Kan ve vahşet tugayının gizli kadın düşmanlığını hiç analiz ettin mi?

MIKE
(Kahvesine bir yudum daha Jack Daniel's ekler.)
Benimle dalga geçme, yoksa parmaklarını çekmeceye kıstırırım.

MARGERY
George V. Higgins, sanırım. (Duraklama) Ve Travis McGee'nin gizli bir eşcinsel olmadığını varsayıyorum?

MIKE
(Kendi kendine mırıldanarak.) Bir avuç çenesiz züppe...

MARGERY
(Öfkeyle çöreğine tereyağı sürerek.)
Kendi iktidarsızlıklarını telafi etmeye çalışan ergen zihniyetleri.

MIKE
(Daha da tutarsızlaşır.)
Lester Dent... Henry Kane... (Bourbon şişesine uzanır, onu devirir.)

MARGERY
Cinsel sadistler!

MIKE
(Kendini toparlar.)
Seni uyarıyorum, bebeğim...

MARGERY
(Elindeki su teresini hırsla parçalar.)
Her şeyi mahvetmek istiyorsun - bulmacayı, ritmi, atmosferi, edebi ipuçlarını. (Duraklama. Hıçkırır.) Karmaşık cümleleri.

MIKE
(Trençkotunun cebinden bir tabanca çıkarır.)
Hiçbir jüri beni mahkum etmez.

MARGERY
Fırındaki suflenin kokusunu alıyor musun? (Duraklama...) Bu senin ilk baskı Büyük Uyku kitabın!

MIKE
Yeter artık tatlım.
(Ateş eder. Kadın masanın üzerine düşer, su teresi etrafa saçılır.)

MIKE
38 kalibrelik otomatik. Güzel, temiz bir delik açar. Çok kan olmaz. (Duraklama) Maggie kandan hiç hoşlanmazdı.
(Boğazını tutar. Aniden sandalyesinden düşer.)

MARGERY
(Zayıf bir sesle.) Potasyum Siyanür. İki granül. Kimyasal sembolü: KCN. Aşağıdaki özelliklere sahip kristal tuz: renksiz, çözünür, zehirli. (Duraklama) Elektrokaplamada kullanılır.
(Ölür.)

MIKE
Gözyaşlarımı senin için akıtmayacağım, meleğim.
(Ölür.)

-SON-

Marilyn Stasio & Richard Hummler
Karı-koca yazarlar Marilyn Stasio ve Richard Hummler, Murder Ink (1977) için bu skeci kaleme aldılarında tiyatro ve çesitli dergilerde çalışıyorlardı. Kitabın 1984 yılındaki genişletilmiş baskısında ise çiftin boşandığı belirtiliyor. Marilyn Stasio, yaklaşık 30 yıldır The New York Times'ın polisiye köşesinde yazıyor.

 

Kategori: Satır Arası
Etiketler:
Cozy
Hard-Boiled

Yorum yaz
mode_edit