menu

DİSİPLİNLER ARASI SÖYLEŞİ - KISIM 1 - TBD Bilimkurgu Öykü Yarışması

Yazan: Ekin Açıkgöz
Yayın Tarihi: August 31, 2018 22:06

DİSİPLİNLER ARASI SÖYLEŞİ

 

(Türkiye Bilişim Dergisi Bilimkurgu Öykü Yarışması Organizatörleri

Koray ÖZER ve Özgür TACER ile söyleşimizdir.)

 

 KISIM 1 – TBD Bilimkurgu Öykü Yarışması

 

EKİN

:

Koray Özer, Özgür Tacer, sizi tanıyabilir miyiz?

ÖZGÜR

:

Ankaralıyım. Ekonomi lisansı ve sosyoloji yüksek lisansı yaptım. Gerçek hayatta uluslararası bir kuruluşta satın alma sorumlusu olarak çalışıyorum. Ankara'da yaşıyorum. Kendimi beyaz yakalı ‘geek’ olarak tanımlamam yerinde olur.

KORAY

:

Ben de “Taş niye düşer?”, “Duman nasıl yükselir?” türü soruların yanıtlarını ararken kendimi mühendis olarak buldum. Bilgisayarlar cezbedince program yazarı oldum. Sinema, tiyatro ve radyoya bulaştım. Tarih, arkeoloji, fizik, spor, sanat, psikoloji, felsefe hep ilgi alanımdaydı. Yer ve insan keşfetmeyi çok sevdim. Hep hayal kurdum ve hayal günlük mesaimin her zaman önemli bir kısmını aldı.

EKİN

:

Neler okur, neler yazarsınız?

KORAY

:

Benim okuma serüvenimde erken dönemde bilimkurgu ve fantezi türü yer aldı. Hep aklımda bir soru oldu ve ben de buna yanıtlar aradım. Bu yüzden ya projeler ürettim, ya da yazdım. Uzun süre yazdıklarımın basılabileceğini düşünmedim. Sonra yayımlanan mesleki ve edebi yazılar girdi hayatıma. Kimi dergilerin yayın kurullarında yer aldım. Hala yazıp okuyorum işte…

ÖZGÜR

:

Ben de fırsat buldukça kitaplara gömülüp bilimkurgunun götürdüğü yerlere gidiyorum. Bana bu dünyanın kapılarını, henüz ilkokuldayken tanıştığım Jules Verne açmıştır. Sonrasında H.G. Wells, Baskan Bilimkurgu serisi ve elbette Arthur C. Clarke ve Asimov büyümeme eşlik ettiler. O zamandan bu zamana sadık bir bilimkurgu ve fantezi okuru oldum.

Okumayı oldum olası yazmaya tercih ettim. Çünkü yazmak fazla zaman, çaba ve enerji istiyordu. Kendi dünyamı yaratmak ve bunu insanlarla paylaşmak gibi bir hevesim olmadı. Benimkine gelene kadar yaratılmış onca güzel evren vardı; oralarda dolaşmayı daha ilgi çekici buldum. Bir şey üretmeden, yazılan çizilenler hakkında ahkâm kesebilmenin dayanılmaz çekiciliği de cabası. Tembel bir ukalanın varacağı son durak eleştirmenlik değil midir? Nitekim bir süredir Goodreads’de kitap yorumları yazıyorum. Yazmak adına başka etkinliğim yok.

EKİN

:

TBD Bilim Kurgu Öykü yarışmasının hikâyesi, tarihçesi nedir? Siz nasıl başladınız bu işe?

KORAY

:

1998 yılında, Türkiye Bilişim Derneği Bilişim Dergisi’nin Yayın Kurulu toplantısında bilimkurgu öykü yarışmasını başlatma kararı aldık. Amacımız, teknoloji ve bilim felsefesine mesafeyle yaklaşan insanımızın ve yetişme potansiyeli olan genç yazarlarımızın ilgisini bilimkurgu alanına çekmek ve "neydik, ne olduk, ne olacağız" sorularını bilimden/teknolojiden yola çıkarak yanıtlamayı sağlamaktı.

Edebiyatı yapılıyor olmadan bilimin/teknolojinin yeterince anlaşılıp içselleştirilmeyeceğine inandığımızdan; Türkçedeki bilimkurgu yapıt sayısını artırmayı hedeflemiştik. O yıldan bu yana yarışma devam ediyor.

ÖZGÜR

:

2013 yılının başlarında Koray, yarışmanın hazırlık ve değerlendirme süreci için destek alabileceği heveskâr, bilimkurguyla içli dışlı işgücü arıyordu. Bir iki yazışmadan sonra ne olduğunu anlamadan kendimi yarışmanın mutfağında buldum. Yarışma şartnamesi, basın bülteni, tanıtımlar derken hazırlık sürecini öğrendim.

Sonra, o yılın ön değerlendirme ekibinde yer aldım. Hevesliyim ya; okuduğum öykülere çözümlemeler yaptım, notlar çıkardım. Koray, sağ olsun, bu çabalarımı beni jüri toplantısına davet ederek ödüllendirdi.

Aklımda yer eden, müthiş bir deneyim oldu. Bir grup yetkin insanla gün boyu edebiyat ve bilimkurgu tartışmıştık. Sonra fazlasını yapmak istedim ve 2014 yılında yarışma süreçlerini baştan sona Koray ile birlikte yürüttük. Yeni bir meşgale ve yeni bir dost edindiğim kutlu bir yıldı 2014.

EKİN

:

1998 yılından bu yana neler başarıldı yarışmada? Ne kadar üretim oldu?

KORAY

:

Bugüne kadar üç binden fazla öykücü yarışmaya katıldı. Bunların arasında Azerbaycan’dan Vietnam’a, Almanya’dan Amerika’ya kadar pek çok ülkede yaşayan Türk yazarlar var.

Yarışmada ödül alan öykülerden de üç kitap yayımladık:

1. “Bilimkurgu Öyküleri” (2005, Remzi Kitapevi)

Bilimkurgu Öyküleri

2. "Yörüngeden Çıkanlar" (2011, Rodeo Yayınları)

2006 – 2010 Yılları Arası Ödül Alan Öyküler

Yörüngeden Çıkanlar

 

3. “Dünyalılar” (2016, İletişim Yayınları)

2011 – 2015 Yılları Arası Ödül Alan Öyküler

 Bununla birlikte; derece alan yazarlarımızın çoğu da kendi kitaplarını çıkardılar. Aralarında çok satan, hatta dördüncü kitabını çıkaranlar var.

Yarışmada bugüne kadar ödül kazananları, jüri üyelerini ve şartnameleri öğrenmek için şu adresi ziyaret edebilirsiniz:

TBD Bilimkurgu Öykü Yarışması

 

EKİN

:

20. TBD Bilimkurgu Öykü Yarışması için başvurular 31 Ağustos 2018 tarihinde tamamlandı. Başvuru sahipleri heyecanlı!

Sizi bulmuşken biraz ‘insider information’ kaçırabilir miyiz? Jüri dediğin kimdir? Nasıl bir insandır?  

ÖZGÜR

:

Fazla bir şey söyleyemeyeceğim bu konuda. (Lütfen ısrar etme, beni yaşatmazlar…)

Benim için çeşitlilik önemli. Sadece yazarlardan, editörlerden ya da bilimkurgu sevdalılarından müteşekkil homojen bir yapıyı tercih etmiyorum. Bu, körlük yaratır diye düşünüyorum. Oysa bir metin çok farklı bağlamlar içinde okunabilir ve farklı bir bakış açısıyla metnin içinde bir parıltı keşfedilebilir. Bu nedenle jürimizin çevirmen, akademisyen, gazeteci, bilişimci, mühendis gibi farklı alanlardan gelen olabildiğince disiplinler arası bir ekip olmasını sağlamaya çalışıyorum. Yarışmanın mutfağında emeği geçen 30’dan fazla değerlendiricimiz var. Sayıca fazla olmamız çeşitliliği mümkün kılıyor.

EKİN

:

Bir bilimkurgu jürisi neye tav olur, neye sinirlenir? Bilişimci terminolojisi kullanalım: Bir bilimkurgu öyküsünde neler ‘must to have’ neler ‘nice to have’dir?

ÖZGÜR

:

Elbette değerlendirme sırasında her değerlendirici kendi öznel kanaatini ortaya koyuyor. Ancak olmazsa olmazlarımız elbette var. İmla kurallarına uyum, bilimkurgusal özellikler taşımak, iyi kurgu, klişelerden kaçınma, yaratıcı fikirler ve özgün tasarımlar derece almaya namzet bir öykünün olmazsa olmazları.

Bunların üzerine konacak her olumlu nitelik (güçlü diyaloglar, akılda kalıcı karakterler, yerli unsurların kullanımı, inandırıcılık dozunun yüksek olması, zekice kurgulanmış ‘twist’ler…) öyküyü tadından yenmez hale getirir.

EKİN

:

Bilimkurgu yazarı olmak isteyen genç/yaşlı isteklilere neler önerirsiniz?

ÖZGÜR

:

Klişe gelecek belki ama ne kadar söylesek az: Çok, ama çok okumak gerek. Çok okuyan kişi:

1)    Dünyaya daha geniş bir pencereden bakar.

2)    Yazdıklarını kolay beğenmemeye başlar, iyi yazmak için daha çok uğraş verir.

Hemen hemen her yazar bunun altına imzasını atar; ama emin ol, çok azı gereğini yapıyor.

Diğer taraftan, televizyonla etkileşim edebiyatta iyi sonuç vermiyor. Bilimkurgucular popüler kültüre, özellikle televizyona kendilerini biraz kapatmalı. Yoksa Türk dizisi diyaloglarını metinlerde görmeye başlıyoruz. Ya da buram buram çeviri kokuları… Oysa bilimkurguda ilham almak için deniz derya bir bibliyografya var keşfedilmeyi bekleyen. (Kesin bilgidir, yayalım…)

Bir diğer önerim de, bittikten sonra öykülerini güvendikleri gözlere okutmaları ve editöryal dokunuşlara açık olmaları... Batıda pek çok yazar yapıtlarını basılmadan test sürüşüne tabi tutar. Bizde, nedense, yazmak çok mahrem bir iş. Yazar eserini saklıyor, kaçırıyor, basılana kadar çekmecesine kilitliyor. Dahası, editörüyle zıtlaşıyor. Sonra basit hatalar, tutarsızlıklar, çelişkiler birbirini izliyor. Oysa biraz açık olmak bin ayıp örter.

KORAY

:

Dahası, yarışma ilanında “Gerçek yaşamdan daha gerçek olan bilimkurgu masasında buluşalım…” diyoruz. Çünkü bugün yazılan bir aşk romanı bile 50 yıl önceki okuyucular için bilimkurgu romanıdır. Neden? Çünkü içinde olasılıkla sosyal medya, internet, cep telefonu ve cep telefonu üzerinde çalışan harita, yemek siparişi ve banka uygulamaları vardır. Öyleyse, bilimkurgu olmayan metinler de aslında geçmiş okuyucular bakımından bilimkurgu kategorisine girer.

Şair Rimbaud için “görülmeyeni görür, hisseder” derler. Bilimkurgu/fantezi yazarı da yarının sorunlarını bugünden gören, hisseden kişidir… Çıkınındaki düşünceleri yarının ya da fantezinin sahnesinde anlatmayı deneyen biridir… Bilimkurgu yazarı olmak isteyenlerin öncelikle hayata bu yönden bakabilmesi gerek.  

Diğer taraftan; bir bilimkurgu öyküsü her şeyden önce bir öyküdür.  Yazar öncelikle hikâye yazmayı bilmeli. Hikâye nereden çıkar, neler hikâye değildir, bunu öğrenmeli. Hikâyelerinin doğal kahramanı ne kadar ‘hikâyekomik’ bir yaşam sürüyor, bunu masaya yatırmalı. Öyküye duygu gerek, duyguya da hareket. Hareket ise fiziksel ve ruhsal bir yolculuk. Yolculuk besler…

Yazarın gördüklerini sınıflaması, toparlaması ve bir örüntü haline getirebilmesi önemli. Edebiyat dışı alanlarla en az edebiyat kadar uğraşmalı, okumalı, yazmalı. Oradan öğrendiklerini de öyküsüne aktarmalı. Bu öğrendikleri; konu, ritim veya öykünün matematiksel yapısı haline dönüşebilir. 

En önemlisi; öykü yazmak istiyorsa bunu birinci işi haline getirmeli. Hatta öykü yazmak için yaşamalı yazar! Aksi takdirde yarım veya üç bölü dörtlük işler ortaya çıkıyor. Yok, “ben ortaya karışık bir şeyler yapayım” diyorsa, bu da kötü sayılmaz; ama yol almak başka bir şey.

Bilimkurgu yazarı olmak isteyenler, türün önemli kitaplarını okumalılar elbet. Ancak aynı yazarın on kitabını okuyacaklarına; söz gelimi Evliya Çelebi, bitkilerle iyileşme veya taksonomi gibi edebiyatla arası uzak konularda okumak, yazar adayları için daha faydalıdır. Kendinize edebiyat dünyasında açacağınız koridor, başkalarının daha önce yürümediği veya bilimkurgu ile özdeşleştirmediği konularda yazmak olmalı.

Bilimkurgu yazmak isteyenlere iyi öykü ve bilim kitapları önermek isterim. Bu çerçevede önereceğim kitaplar aşağıda:

·         ‘Sait Faik – Bütün Öyküleri’ ve ‘Raymond Carver – Katedral’

(Çünkü bilimkurgu öyküsü öncelikle bir öyküdür.)

·         ‘George Basalla – Teknolojinin Evrimi’

(Her bilimkurgu yazarı, teknolojinin gelişimiyle ilgili bilgi sahibi olmalı, bu konuda okumalıdır.)

·         ‘Richard Feynman – Fizik Yasaları Üzerine’ ve ‘Paul J. Nahin – Zaman Makineleri’

(Görecelik kuramı, kuantum, zaman ve benzeri konularda bol bol okumak gerek. Bu kitaplar sadece birer örnek. Eğer bir noktadan sonra sıkılıyorsanız; kendinize sizi sıkmayan bilim kitapları bulun: Çocuklar için yazılmışları okuyabilirsiniz.)

EKİN

:

Teknolojiye, teknoloji tarihine, teknoloji ve bilim felsefesine dair daha fazla okumak, daha fazla öğrenmek isteyenleri ve bugün neler yapılmakta olduğuna, yarın neler yapılabileceğine ilişkin kafa yoracak meraklıları TBD sitelerine de yönlendirelim:

Türkiye Bilişim Derneği

Türkiye Bilişim Dergisi

 

 

Kategori: Söyleşiler
Etiketler:
Polisiye
Bilimkurgu
Fantazi
Fantazya
Bilimkurgu Öyküleri
Yörüngeden Çıkanlar
Dünyalılar

Yorum yaz
mode_edit

İLGİLİ KİTAPLAR

Nopic Nopic