Ekin Açıkgöz


FAVORİ KİTAPLAR

Nopic Nopic Nopic Nopic Nopic Nopic Nopic Nopic

FAVORİ KARAKTERLER

Favori bir karakteri bulunmuyor.

FAVORİ BLOG YAZILARI

Favori bir blog yazısı bulunmuyor.


comment
July 31, 2021 16:51
Ekin Açıkgöz, İnferis adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentTekrarlar da olmasa

    Mahfi Hoca - kitaptadaki Murat karakterine de yaptırttığı üzere - rapor üzerinde çalışmaktan yorulunca polisiye okuyor demek ki. Kurgu yazmaya karar verdiğinde polisiye tercih etmesi, yerli polisiyenin gelişimi adına mutluluk verici!

    Kitabı zevkle okudum. Maliye müfettişinin kamu yolsuzluklarını ortaya çıkarması kısmındaki detaylarda herkesin öğreneceği çok şey var.

    Diğer taraftan, hem polisiye öğeler hem de kurgu yazım teknikleri bakımından gelişmeye açık kısımları olduğunu - naçizane - düşünüyorum:

    1) SPOILER: Murat'ın Google Maps Timeline uygulaması üzerinden hacker kullanarak Emre'nin yerini tespit ettirmesini fazla ileri buldum. Bir maliye müfettişinin amatör dedektifçiliğe soyunup cinayeti soruşturmaya karar vermesini ve bu kadar ileri gitmesini yadırgadım. Diğer taraftan, cep telefonu yanında olan Emre'nin (cep telefonu yanında olmasa zaten Google Maps çalışmayacak) cep telefonu konum bilgileri mobil operatör üzerinden savcılık talebiyle basitçe çıkartılabilirdi. Polisin ve savcının Emre'yi şüpheli görmelerine rağmen bu incelemeyi yaptırtmayı akıl etmemelerini, Emre hakkında ayak izi haricinde kanıta sahip olmadıklarını düşünmelerini, üzerine üstlük konum bilgisini (dolambaçlı ve yasa dışı yollardan) bulduğu için Murat'a teşekkür etmelerini tuhaf buldum. SPOILER bitti.

    2) Katil ve kayıp sevgiliye ilişkin kısımlar deneyimli polisiye okuru için sürpriz olamadı. Özellikle katil, kitabın karakterleri tarafından kitabın ortasından itibaren defaatle işaret edilmişti.

    3) Kişilerin buluştukları veya telefonla konuştukları kısımlarda ihtiyaç duyulmayan, tekrarlayan ve okuru yoran diyaloglar var. Misal: "Nasılsınız?", "İyiyim teşekkür ederim, siz nasılsınız?", "Size ne ikram edeyim?", "Bir çayınızı alırım.", "Size konum atıyorum.", "Tamam teşekkür ederim.", "Görüşmek üzere.", "Görüşmek üzere." gibi kısımlar kitap içindeki her diyalogda mutlaka tekrar ediyor. Yalınlaştırma iyi olabilir.

    4) Okura bilgi aktarmaya yönelik kısımlarda da tekrarlar çokça. Misal, İsviçre'deki banka hesaplarına ilişkin bilginin resmen alınamayacağı asgari 5 kere tekrar ediliyor. Veya "Murat xxx olabileceğini düşündü." dedikten iki cümle sonra, Murat telefonda "xxx olabileceğini düşünüyorum..." diyor. Mahfi Hoca bilgileri öğrencilerine pekiştirttiği gibi okura tekrar tekrar okutturarak pekiştirtmek istemiş :)

    5) Kadın karakterleri kadın doğasına aykırı buldum: Eski eş Gülşen, çocuğunu söz verdiği zamanda almayan, kendilerini tehlikeye atan, işten atılması an meselesi olan babaya karşı abartılı derecede hoş görülü ve endişesiz. Adeta mekanik. Rüya'nın yaşanılan geceye dair Murat ile konuşmak için hiçbir çabası olmaması da bir o kadar garip.

    İşini layığıyla yapmaya çalışan kamu emekçilerinin karşılaştıkları zorlukları güzel anlatan bir roman olmuş. Kamu kurumlarının dünyasına yabancı olan okurlar için öğretici olacaktır. Ayrıca tüm yolsuzlukların açığa çıkartılabildiği, tüm gazetelerin yolsuzlukların üzerine gidebildiği, yolsuzlukları araştıranların neticede görevlerine devam ettiği - hatta terfi ettirildikleri - umut dolu bir metin olmuş.

star_border
July 31, 2021 16:51
Ekin Açıkgöz, İnferis kitabına 7 puan verdi.
comment
July 03, 2021 21:42
Ekin Açıkgöz, Tanrının Unuttuğu Yer adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentAna Karakterin Tepkisizliğini Geçersek, Özlenen Bir Macera

    Genç kızlığım Jack Higgings okuyarak geçti. Hatta eski IRA mensubu tetikçi karakteri Sean Dillon'a kendimce aşık olduğum bir dönemim de olmuştur. O yüzden yıllar sonra Jack Higgins okumak çok keyifli oldu.

    Bu romanı tarihi arka plan olarak diğer romanlarından farklı. Uçuş maceraları serisinden. İkinci Dünya Savaşı'nın başlamasından hemen önce Brezilya'nın balta girmemiş ormanları üzerinde posta uçuşları yapan pilotların hayatından bir kesit okuyoruz. Eski İngiliz Kraliyet donanması pilotu Neil Mallory'nin yolu yine eski bir savaş pilotu olan, kendisinden yaşça büyük Sam Hannah ile kesişiyor. Tatlış başlayan iş ilişkisi ve arkadaşlık, araya yerli Huna kabilesiyle yaşanan karşılıklı öldürme eylemleri ve Joanna Martin isimli tam olarak kim olduğu belirsiz kadının da araya girmesiyle çirkinleşiyor.

    Kitapta iyi bir maceranın gerektirdiği her şey var. Sadece sürpriz az. Olacaklar önceden tahmin ediliyor.

    Sevmediğim tarafı ise Neil Mallory'nin kendisi. Maceranın içinde figüran gibi kalması, kim nereye çekerse oraya gitmesi, tepkisizliği. Başına gelen onca şeye rağmen, Hannah olsun, Joanna olsun, Rahibe olsun kimse karşı olması gerektiği kadar öfkeli olamaması. Huna kabilesi ile yaşanan ırkçı, istilacı ve politik sorunun yanından geçip bir türlü gerçekten parmak basamaması.

    Bu kitabı Alanya'ya gittiğimde Öğretmenevi'nin kütüphanesinden almıştım.

star_border
July 03, 2021 21:41
Ekin Açıkgöz, Tanrının Unuttuğu Yer kitabına 7 puan verdi.
comment
May 11, 2021 22:20
Ekin Açıkgöz, Lontano adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentGrange Toparlamaya Başlamış ama kitap bitmiyor

    Aile bireyleriyle ilgili sürprizler, vahşice işlenen cinayetler, tuhaf cinsel eğilimler, kesmeli biçmeli tıbbi gerilim, kayıp organlar... Tüm unsurlarıyla eksiksiz bir Grange romanı.

    Eski romanlarına kıyasla tek temel fark şu: "Aaa ablammış!" "Yok artık, babası mıymış?" filan gibi Yeşilcam sürprizlerini Lontano'da yaşamıyoruz. Çünkü en başından aileyi veri olarak bize sunuyor bu sefer. Aile olduklarını zaten biliyoruz :)

    Grange'nin en sevdiğim özelliği harika betimlemeler yapması. İster balta girmemiş orman gibi tamamen doğal bir mekan olsun, isterse nükleer santral gibi ileri mühendislik yapısı bir bina olsun. Hep mükemmel tasvir eder, insanın gözünde canlandırır. Bu bakımdan Lontano da istisna değil. Yahu o savaş gemisi ne şahane anlatılmıştı! Ve diğer mekanlar...

    Grange'nin ilk romanları çok iyiydi. 5-6'dan sonra sıkıcı olmaya, tekrara düşmeye başlamışlardı. Okur heyacanını kaybeder gibiydi. Lontano bu bakımdan Grange'nin toparlandığı bir roman olmuş. Sürükleyici kurgusu heyecanla okunuyor. Fakat sonu benim için kötü bir sürpriz oldu. Meğerse Lontano bitmiyormuş! Devamı varmış. Şok. Daha önce hiç böyle bir Grange ile karşılaşmadım. Kim bilir ne zaman okuruz devamını? Unutmayız inşallah olayları.

star_border
May 11, 2021 22:19
Ekin Açıkgöz, Lontano kitabına 8 puan verdi.
comment
May 11, 2021 21:30
Ekin Açıkgöz, Yargıç adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentTüm jüri çok sevdi

    2019 Kristal Kelepçe Yılın Polisiye Romanı ödülü adaylarındandı. Kıl payı birinciliği kaçırdı. Tüm jüri tarafından çok sevildi.

    Günay'ın Türkçesi çok temiz. Bu bile okur için başlı başına mutluluk!

    Seri katil teması benim özellikle sevdiğim bir tema değildir. Şiir okuru da sayılmam. Buna rağmen büyük keyifle okuduğum bir roman oldu. Çünkü çok heyecanlı bir kitap, tam bir 'page-turner'. Kurguyu çok beğendim. Tüm sorular cevabını buldu.

    Tek bir yere kafam takıldı: Kitabın ismi neden 'Yargıç' olmuş? 'Bahçıvan' olsaymış diye düşündüm. Yayınevi zorlamıştır belki diye düşünüyorum. Yayınevleri bazen çok yanlış işler yapıyorlar.

    Günay Gafur'u okumaya devam etmeliyiz!

star_border
May 11, 2021 21:30
Ekin Açıkgöz, Yargıç kitabına 9 puan verdi.
comment
May 11, 2021 21:12
Ekin Açıkgöz, Nigahdar adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentYazarın anlatmak istedikleri var

    Başak Sayan sadece polisiye yazmıyor; bize anlatmak istediği bir dünya görüşü, bir mesajı var. Tasavvuf teması benim favori temam değilse de, yazarın okura vermek istediği bir şeyler olması bakımından bu kitabı kıymetli buluyorum.

    Çok, çeşitli ve derinlikli araştırmalar yapılmış. Çok sayıda enteresan bilgi ediniyoruz okurken. Fakat yer yer üzerime bilgi yığıldı gibi hissettim. Yani demek istediğim, derin devletten DEAŞ'a, zerdüştlükten mültecilere, LGBT'den arap baharına, akla gelebilecek tüm gündemlerin tek bir kitaba konu edilmesi beni okurken yordu.

    Bu arada konu ilgi alanıma girdiği için bir dipnotum var: Glock 37 10+1 fişek alıyor, şarjör 10, namlu 1. Şarjörde 11 olmaz :) O kadarı da nazar kestirsin diyelim.

star_border
May 11, 2021 21:11
Ekin Açıkgöz, Nigahdar kitabına 6 puan verdi.
comment
May 11, 2021 20:31
Ekin Açıkgöz, İçimde Ölen Biri Var adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentAynı fikri üç yıl önce dergide okumuştum

    Fazla uzun yazmayacağım:

    1) Redaksiyon bakımından eksikleri var. 'Enver-Evren' ve 'Faruk-Furkan' karışıklığı kitabın geneline yayılmış. Dilbilgisi hataları ve -de eklerindeki yazım yanlışları redaksiyon istiyor.

    2) Komiser ve ekibinin birbirleriyle olan ilişkisinden hoşlandım. Bu kısımların iyi yazıldığını düşündüm.

    3) Kitabın sonuna kadar bir kurgu getirilmeye çalışıldı; ve fakat Lost'un son sezonu misali, 'her şey meğerse rüyaymış, aslında hepimiz romandaymışız, biz aslında ölüymüşüz' minvalinde küt diye bitirildi. Yani, kitabın sonu yok. Polisiyeyi polisiye yapan soruların kurgunun sonunda cevaplanmasıdır. Maalesef hiçbir soru cevaplanmadı.

    4) Kitabın polisiye bakımından enteresan tarafı; Golyat hikayesine görderme yapmak üzere, sapanla galyum atılarak işlenen kapalı oda cinayetiydi. Bu cinayet yönteminin hakikaten çok orijinal bir fikir olduğunu düşünüyorum. Fakat Golyat hikayesine görderme yapmak üzere, sapanla galyum atılarak işlenen kapalı oda cinayetini ben 2016 yılında 221B Dergi'nin 2. sayısında, 'Okurdan Gelen' köşesinde Yusuf BALDEMİR isimli 1992 Şanlıurfa doğumlu, Beykent Mimarlık öğrencisi yazarın 'Kilitli Odadaki Golyat' isimli öyküsünde okumuştum.

    5) Kitabın kapağına bayıldım.

star_border
May 11, 2021 20:26
Ekin Açıkgöz, İçimde Ölen Biri Var kitabına 1 puan verdi.
comment
May 11, 2021 20:03
Ekin Açıkgöz, Çarpışma adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentHeyecanlı fakat çocuk tacizi kısmını daha derinlikli işleyebilirdi

    2019 Yılı Kristal Kelepçe Yılın Polisiye Romanı adayları arasında yer alıyor. Aynı yılın adayları arasında bir tane 'kadına şiddet' temalı, iki tane de 'çocuk tacizi' temalı aday vardı. Bu da 'çocuk tacizi' temalı romanlardan.

    Düşüncelerimi iki grupta toplayarak yazıyorum:

    (-)

    1) 'Çocuk tacizi' son derece hassas ve ciddi bir konu. Bu bakımdan bu kitap daha derinlikli yazılabilirdi diye düşünüyorum. İşin aksiyon tarafına daha çok yoğunlaşılmış.

    2) Kurguyla ilgili kafama takılan bazı hususlar var:
    SPOILER ---
    a) Bir şifrenin kaç karakterden oluştuğunu manuel deneyerek bulmak imkan dahilinde değildir - bilgisayarla dahi şifre kırmak da bu yüzden çok uzun sürer.
    b) Çocuğun yoğun bakımdan çıkmamasının kadının suçsuzluğunu ispatlamasını anlamlı bulmadım.
    c) Adamın kullanmadığı evde neden yemek yapılıyor, çamaşır yıkanıyor; aklıma takıldı.
    d) Gece kulübünde gördüğü ve sorarak polis olduğunu teyit ettirdiği Murat ile kendi evinde karşılaşan Haşim Murat’ı neden tanımadı? Hem de polis tarafından izlendiğine, polisin evine sahte delil yerleştireceğine dair uyarıldıktan hemen sonra?
    e) Şule'nin psikozlu kötü karakter gibi gösterildikten sonra ideal kadına evrilmesini yadırgadım.
    SPOILER ----

    3) Kitabın isminin neden 'Çarpışma' olduğunu anlamadım.

    (+)

    4) Hızlı ve okuyucuyu peşinden sürükleyen bir akış var, rahat ve zevkle okunuyor. Okuyucuda yarattığı heyecan bakımından başarılı olduğunu söylemek lazım.

    5) Pskiyatrik hastalıklarla ilgili araştırmalar yapılarak yazılmış olmasını önemli buluyorum.

    6) "Çocuklar ve iyilik" ile ilgili bazı çok güzel, akılcı ve etkileyici sözler var. Bunlar çok hoşuma gitti.

star_border
May 11, 2021 19:41
Ekin Açıkgöz, Çarpışma kitabına 6 puan verdi.
comment
May 11, 2021 19:26
Ekin Açıkgöz, Ölülere Güvenme adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentAh Keşke Amerika'da Geçmeseydi

    (+)

    1) İyi ve derinlikli kurgusuyla aday romanlar arasında öne çıktı. 140. sayfada olayı çözdüğümü sandım, çözememişim. Beni şaşırtmayı başardı. Güzel bir 'twist' yakalamış. İki ayrı son ile kitabın sonunu da başarılı buldum.

    2) Savcının isminin Carr olması (eğer bir tesadüf değilse ve kasıtlı seçildiyse) hoş bir gönderme olmuş.

    (-)

    3) Kullanılan sözcüklerin doğru anlamda kullanılmadığı durumlar var: Sürgü/namlu, karbon/barut vs. gibi. İlaveten tremor ve svastika gibi Türkçe karşılığı olan sözcüklerin İngilizce versiyonlarının kullanılması dili zayıflatıyor. 'Tabii'nin tek i ile yazılması da cabası. Fakat bu da Paradigma yayınlarında ilk kez rastlanan bir durum değil. (Benim de bir öyküm yayınlandı Paradigma derlemesinde. 'Tabii;'lerim 'tabi' olarak değiştirilmiş. Tekrar düzelttim, fakat bu düzeltmem de dikkate alınmamış maalesef. Benim öyküm de tek i'li tabi'ler ile yayınlandı. Kısmet diyelim :) )

    4) Bu romanla ilgili en temel soru(n) şu: Bu roman neden ABD'de geçiyor?

    Anladığım kadarıyla Süleyman Baş daha önce Houston'da bulunmuş. Oradaki deneyimlerini anlatmak istemesini de doğal buluyorum. Ve fakat, keşke o zaman Texas hikayeye bir katkıda bulunsaydı... Tamamen Türk karakterlerden oluşan, Türk kültürü ve ahlak anlayışı paralelinde bir hikaye! Texas'ı Bursa diye değiştirsek hayatımızda hiçbir şey değişmez.

    Kendi sorumu kendim cevaplayayım: Hikayenin ABD'de geçmesinin en temel sebebi, jürili bir Amerikan mahkemesi sahnesinin kurgulanmak istenmesi! Holywood filmlerindeki "İtiraz ediyorum Sayın Yargıç!" vs... Öykünün matematiğinin Amerikan mahkemesinin süreç akışıyla daha kolay kurgulanacağı ve anlatılacağı düşünülmüş.

    Ah sevgili kardeşim Süleyman Baş, keşke bu öyküyü hiç Amerika'da geçirmeseydin! Harika bir şey çıkabilirdi... Bu romanın bir de Türkiye'de geçen versiyonunu yazsan keşke!

star_border
May 11, 2021 19:25
Ekin Açıkgöz, Ölülere Güvenme kitabına 6 puan verdi.
comment
May 11, 2021 18:41
Ekin Açıkgöz, Mantolu Kadın adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentKadına şiddet teması

    2019 Kristal Kelepçe Yılın Polisiye Romanı adaylarındandır.

    Zevkle okudum. İlk yarısına kıyasla kitabın ikinci yarısında tempo daha hızlıydı. İkinci yarısında aldığım keyif arttı.

    'Antika' Başkomiser Aydın'ın yarattığı 'cosy' atmosferden çok hoşlandım. Dolabının içindeki kıyafetleri bugün bile gözümün önünde! Fakat Başkomiser Aydın'ın düğümün çözümüne katkısı nispeten az oldu.

    Nitekim bu kitabın dikkat çekici özelliklerinden birisi bu. Sahneler akılda kalıyor. Mantolu kadının topuklu ayakkabısıyla asansöre binişi, asansörden inişi de gözümün önünde.

    Birbirine yoldaş olan kadınlar beni etkiledi. Elçin Poyraz bu romanıyla kadına şiddet konusuna dikkat çekiyor ve konuyu gerçekçi bir şekilde işliyor.

star_border
May 11, 2021 18:38
Ekin Açıkgöz, Mantolu Kadın kitabına 7 puan verdi.
comment
May 11, 2021 18:18
Ekin Açıkgöz, Şeytan Köprüsü adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentÖzensizlik Çok Üzdü

    Kitap için söyleyebileceğim iyi-orta şeyleri listeyeyim:

    1) Bu romanı okumaya başladığımda polisiye mi fantazya mı emin olamadım. Fakat polisiye öğeler sonuna kadar eksiksiz devam ettiği için polisiyedir diyebiliyorum. Fantazya-polisiye gibi bir janr düşünebiliriz.

    2) Kitabın Kahta’da geçmesinden hoşlandım. Arkadaki hikayeden de hoşlandım. Anadolu uygarlıklarına, dine ve pagan inanışlara dair göndermeleri sevdim. Ama SSCB göndermesinden itibaren aktarılan bilgilerin doğruluğundan, araştırmanın yeterli olup olmadığından şüphe duymaya başladım. Vakai Hayriye doğru mu anlatılmış? Teyide muhtaç. Misal, Padişah’ın hangi Padişah olduğu yazmıyor.

    Gelelim eleştirilere:

    3) SSCB göndermesi nedir diyenler için: 2000 yılında 75 olan bir insan 25 doğumludur, lisedeyken 1940’tır. Sovyetler Birliği o dönemde çökmez, yükselir. Eğer o dönemde oradan kaçıp Ermenistan’da antika satanlara dair bir hikayeler biliniyorsa bunlar Rus asilzadelerin bolşeviklerden kaçışı olabilir, ama o da 20 yıl önce olmalı. Karakterin yaşı tutmuyor.

    4) İlçenin taşrasındaki dağ başında, izole yazlık kulübede cinayet işlenirse polis değil jandarma gelir. Bunu bilmiyorsak veya mantıklı bir açıklamayla izah edemiyorsak polisiye yazıyoruz demeyelim.

    5) Kurgu bakımından ilk 90 sayfası iyi gidiyordu sonra birden yoldan çıktı. Mantık dışı araba kovalamaca sahnesi işin tuzu biberi oldu. Kahtanın ara sokakları adeta oldu Los Angeles...

    6) Cevapsız sorular: Erkan neden öldürüldü? Karısı çocuğunun kaçırılmasına ne gerek vardı? Murat ne zaman nasıl öldü? Nuri araba kazasından nasıl kurtuldu? Tekkenin yeni müritlerinin Adıyaman'da yaptıkları karışık yazılmış. Kim ne yapıyor, kim kaçırdı, kim öldü, kim öldürüldü, kim evi yaktı?

    Gelelim AĞIR eleştirilere:

    Kitabın ciddi bir redaksiyona ihtiyacı var. Cümle düşüklükleri, nesne eylem uyumsuzlukları, ‘ölü cesetler’ ve ‘dikkatle kulak kabartmışlardı’ gibi kullanım hataları pek çok. İlaveten tapaj hataları var. Daha ötesi isimler sürekli birbirine karışıyor, Cemil-Selim oluyor, Cafer-Serkan oluyor, Kenan olması gereken Yakup, Yakup olması gereken Kenan oluyor...

    Çok özensiz bir metin. Burada 'yayınevinin editörlük hizmeti yokmuş' gibi bir bahane de bunu hoş gösteremez. Çünkü bu kadar özensiz metin ne okurun karşısına çıkartılır ne de editörün. Biz editöre dosya göndermeden önce defalarca okuyoruz, aman içinde yanlış olmasın diye.

    Romanın içinde 'Bekle(t)meden' diye ibare gördüm. Tweet mi, edebiyat eseri mi?

    Vakai Hayriye'nin 'flashback' yöntemiyle anlatıldığı ve profesörün gözünden anlatıldığı iki ayrı yer var 52-53. sayfalar ve 120-121. sayfalar. Hayatımda hiç böyle bir şey görmedim! Metinler birebir aynı! (Birebir aynı görünmesin diye arada iki kelime değiştirilmiş.) Bir yazarın böyle kolaya kaçıp 'copy-paste' yapması okura saygısızlıktır.

star_border
May 11, 2021 18:17
Ekin Açıkgöz, Şeytan Köprüsü kitabına 2 puan verdi.
comment
May 11, 2021 16:51
Ekin Açıkgöz, Ses ve Sus adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentSiyasi Polisiye

    Fakat bu romanını okumakta zorlandığımı itiraf edeyim. Roman sanki iki ayrı yazar tarafından iki ayrı üslupta yazılmış gibi hissettim: Birincisi, gazeteci kökenli yazarlarda sıklıkla gördüğümüz, imgelerden, betimlemelerden ve edebi sanatlardan yararlanmadan, olayları arka arkaya anlatan tarzda. İkicisi ise neredeyse Hasan Ali Toptaş dili gibi ağır ve imgeleri anlaşılması zor bir dil. Enteresan olan, birbirine tamamen zıt bu iki tarz arasında yumuşak geçiş olmaması. Bölümlerin bazıları birinci tarzda, bazıları ikinci tarzda yazılmış.

    Kitabı bitirdikten çok sonra öğrendiğim üzere, karakterler ve öykü aslında bir önceki romandan devam ediyormuş. Sanırım bu sebepten olsa gerek, ben öykü akışını da tam olarak anlayamadım. Romanın sonu dahil. Misal, kızın sevgilisinin işkence ile öldürülmüş olması hususunun bir yere bağlanacağını zannettim fakat bağlanmadı. Avukatı kim neden öldürmüş, cevabını bulamadım. Hizbullahçıların konuyla ilgisini de çözemedim. Demek ki hepsi önceki kitaba bir göndermeymiş diye düşünüyorum şimdi.

    Bu kitap 2019 Kristal Kelepçe Yılın Polisiye Romanı adayları arasındaydı. Adaylar arasındaki tek siyasi polisiye romandı. Evet, Ses ve Sus siyasi bir roman. Adnan Gerger'in anlatmak istediği bir derdi, bir davası var.

star_border
May 11, 2021 16:50
Ekin Açıkgöz, Ses ve Sus kitabına 5 puan verdi.
comment
May 11, 2021 16:28
Ekin Açıkgöz, 21. Yaş adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentFANTEZİ BİR İSTİHBARAT DÜNYASI

    Roman 300. sayfaya kadar makul bir 'police procedural' olarak olarak geldi, 300’den sonra koptu gitti...

    Mehmet Koçyiğit’in istihbarat dünyası, gerçek istihbarat dünyasından ziyade fantazi dünyasına yakın. Bakınız: Misal, Oğuz KGB’denmiş. Halbuki bu kitabın geçtiği dönemde KGB çoktan tarihe karışmıştı. Bozuk Bozkır denen Türk oluşumunun tüm dünya ülkelerinden elemanı mı varmış? 'Dünya Türk olsun' gibi bir şey mi? İstihbarat teşkilatlarının bir amacı olur. Bozuk Bozkır’ın amacı neymiş? 'Kapan' nedir anlamadım. Beyin nasıl siliniyormuş?

    Kitabın Türkçesi temiz fakat devrik cümle yapısı okumayı zorlaştıracak bir tekrar içinde: Onu öyle yapmıştı komiser, bunu böyle etmişti komiser... gibi.

    Teorisi üzerinde az düşünülmüş bir kurgu var: Bildiği her şeyi unutmuş olmasına rağmen mevcut hayatında hiçbir boşluk olmayan; ailesi,hayatı, geçmişi, kariyeri olan bir karakter... Doğum gününde kaçırılan kız iki hafta içinde süper ajan oluyor ve vs. Ayrıca kitabın sonu da hiç olmadı.

    Son bir soru: Kitaptaki uzunluk ölçüsü neden inç?

star_border
May 11, 2021 16:28
Ekin Açıkgöz, 21. Yaş kitabına 3 puan verdi.
comment
May 11, 2021 16:04
Ekin Açıkgöz, Park Cinayetleri adlı kitaba yorum yazdı.
  • commenther zamanki gibi çok eğlenceli

    Bu kitap 2019 Kristal Kelepçe Yılın Polisiye Romanı adayları arasındaydı ve en beğenilenlerden oldu. Poyabir sitesindeki kitap tanıtımı için hazırladığım tanıtım yazısını aşağıya yapıştıracağım.

    İlaveten, 221B Dergi'deki 'Polisiyenin Ölümsüz Silahları' isimli köşemde, derginin 25. Sayısında (Polisiye Eserlerde Dedektifin Evrimi) Metin Çakır'ın ünlü silahı 'Falçata'yı incelediğim, bu vesileyle tüm Metin Çakır serisini anlattığım ve Yazar Armağan Tunaboylu ile kısa bir röportaj yaptığım yazımı da okuyabilirsiniz.

    "...
    Tatilden dönen Metin, ‘mahalle’ye giderken kendini Gezi Parkı olaylarının ortasında buluveriyor…
    Metin kim mi? Aa, Metin Çakır’ı tanımıyor musunuz? O zaman tanıştıralım efendim: Metin Çakır, Armağan Tunaboylu'nun yarattığı sıra dışı polisiye kahramanı. Beyoğlu’nda bir yerlerde, ismi açık edilmeyen ‘mahalle’sinde yaşıyor. Ekmek teknesini burada yüzdürüyor. Kendisi bir ticaret erbabı, bir kadın satıcısı. Üstüne üstlük yalancı, sahtekâr, korkak ve küfürbaz! Fakat bir o kadar da ‘içimizden biri’. Çoğumuz gibi zorda kalınca güçlü olana yaltaklanıyor, korktuğunda altına kaçırıyor, iyilik gördüğünde duygusallaşıyor, ağlamaktan çekinmiyor. Metin Çakır’ın kendi anlattığı maceralarını okurken eğlenmemek imkânsız. Çünkü son derece fırlama ve komik!

    Aile kurma hayaliyle meslekten emekli olmuşken başladığı ilk macerasında dedektifliğe soyunmak zorunda kalan Metin, o gün bu gündür ne kadın pazarlamayı ne dedektifliği bırakabildi. Her romanda başı benzer şekilde derde girdi; kendini temize çıkarmak için katili aradı durdu. Çizgisini hiç bozmadı; parlak gömlekten, rugan ayakkabıdan, argosundan ve falçatasından ödün vermedi.
    Bu yazının yazıldığı tarihe kadar Metin Çakır’ın beş macerası yazıldı. 2019 yılında yayınlanan ‘Park Cinayetleri’ bunların sonuncusu. Malumunuz; Kristal Kelepçe Yılın Polisiye Roman Ödülü, serilere değil, münferiden romana verilir. Dolayısıyla; her ne kadar ‘Park Cinayetleri’ bir serinin parçasıysa da, Kristal Kelepçe Jürisi tarafından müstakil bir kitap olarak okundu. Süreç boyunca okuma zevkinden kayıp yaşatmayarak puan topladı. Metin Çakır ile ilk kez tanışan jürilerimiz, “Bu ne şimdi, önceki hikâye devam mı ediyor?” veya “Bu karakter niye böyle dedi anlamadık!” gibi tatsızlıklar yaşamadılar. Serinin diğer kitaplarından okumuş olan jürilerimiz ise, beşinciyi okurken tatlı bir ‘tanıdıklık hissi’ duydular.

    Velhasıl tatilden dönen Metin, kendini Gezi Parkı olaylarının ortasında buluyor. Ne olup bittiğini anlamaya vakit bulamamışken; olaylar sırasında onun ‘evi’ne sığınan gencin parkta öldürülmesiyle işler sarpa sararıyor. Gence parka kadar eşlik eden son kişi Metin olduğundan, yine polis tarafından aranmaya başlıyor… ‘Mahalle’nin başkomiseri Asım Ağbi, kabadayısı ‘Kürdo’, Metin’in kızları ve yardımsever dostu jigolo Dursun gibi pek çok renkli karakter olaya dâhil oluyor.

    Metin yine türlü talihsizliğin içinde kalsa da, ağlayıp sızlansa da, komikliğinden bir şey kaybetmiyor ve olayın çözümüne emin adımlarla ilerliyor. Metin’in dedektiflik tarzındaki ‘klasik polisiye’ esintisi, romanın tadına tat katıyor. Metin, başkalarının göremediği ama kendisinin fark ettiği delilleri olay akışı sırasında açık ediyor, bunu konuyu geçiştirerek yapıyor. Romanın sonunda vakaya karışan herkesi bir araya topluyor, olay örgüsünü açıkladığı bir anlatıya başlıyor. Tüm delilleri tek tek izah ediyor ve suçluyu ilan ediyor. Tanıdık geldi mi? Bir okuyun bakalım…
    "

star_border
May 11, 2021 16:04
Ekin Açıkgöz, Park Cinayetleri kitabına 9 puan verdi.
comment
May 11, 2021 15:53
Ekin Açıkgöz, Beria adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentÇocuk Tacizi Konusunu Pazarlama Malzemesi Yapmadan İşlemeyi Başarmış

    Cenk Çalışır'ın daha önce bir öykü derlemesini de okumuştum. Türkçe'si temiz, kalemi kuvvetli. Bu romanı da öyle.

    Kapağından da anlayacağınız üzerine çocuk tacizi ve ticareti üzerine bir roman.

    Normalde 'kadına şiddet', 'çocuk tacizi' gibi konuları yalnızca gündemdeki bir konuda yazmış olmak ve dikkat çekmek amacıyla kullanan çok yazar var. Maalesef bu yazarların eserleri çoğunlukla yeterli derinlikte, gerekli ciddiyetle, konunun sosyopolitik dinamiklerine hakim olarak, DOĞRU mesajlar içerecek şekilde yazılmış olmuyorlar. Bu tür çabaların polisiyeye (ve böyle hassas bir konuya) faydasından çok zararı olduğuna inanıyorum.

    Cenk Çalışır'ın Beria'sı ise bu açıdan gerçekten başarılı bir örnek. Çocuk tacizi konusunu diğer pek çokları gibi yüzeysel işlememiş, derinliğine irdelemiş. Konuyu diğer pek çokları gibi çok satma ve/veya pazarlama malzemesi olarak görmemiş. Okur (ve öncelikle vatandaş) olarak doğru bir farkındalık çabası için Cenk Çalışır'a teşekkür ediyorum.

    Gelelim polisiyeye dair yorumlara: Gizem öğesini merkeze almayan bir polisiye. Buna rağmen keyifle okudum. İşkence,istihbarat, uluslararası komplo sahnelerini biraz Hollywood-vari buldum. Bir de Phoebe karakterinin hikayesi yarım kaldı. Onun dışında tüm sorular cevaplandı.

    Ana karakterin obezite sorunu yaşayan bir polis olmasından hoşlandım. Sanırım ilk kez böyle bir dedektifle karşılaşıyorum.

    Bu kitap 20219 Kristal Kelepçe Yılın Polisiye Romanı adaylarındandır. En beğenilenler adaylar arasında yer aldı.

star_border
May 11, 2021 15:52
Ekin Açıkgöz, Beria kitabına 8 puan verdi.
star_border
May 11, 2021 12:06
Ekin Açıkgöz, Seni Hiç Aldatmadım kitabına 3 puan verdi.
comment
May 11, 2021 11:53
Ekin Açıkgöz, Hatırla adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentBiraz Daha Yerelleşme

    Su Tunç, Hatırla romanıyla 2020 Kristal Kelepçe ödüllerinde 'En iyi ilk polisiye' ödülüne layık görüldü. Tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.
    İki naçiz önerim var:
    1) Karakterler Amerikanlıktan uzaklaşıp yerelliğe yaklaşabilirler. Hem tavır davranış, hem de dil olarak. Su Tunç bir sonraki romanında tercüme Türkçesinden uzak durursa çok daha iyi işler yapacaktır.
    2) Bölümlere başlık konmasa daha iyi olurmuş. Zira başlıklar bölümleri özetlemek dışında fonksiyon taşımıyor. Hatta bazı başlıklar spoiler dahi içeriyor. İkinci basımda dikkate alınması dileğiyle...
    Ekin isminde kahramandan artı puan

star_border
May 11, 2021 11:53
Ekin Açıkgöz, Hatırla kitabına 6 puan verdi.
comment
February 13, 2021 19:53
Ekin Açıkgöz, Seni Hiç Aldatmadım adlı kitaba yorum yazdı.
  • comment

    Bir kadın okur olarak Figenin davranışlarını 'hayatın normal akışına aykırı' buldum:
    1) Hiçbir kadın en yakın arkadaşıyla kendi kocasının evlenmesini kendi eliyle organize etmez. (Kaldı ki bu eylemin nesneleri de buna rıza göstermez. Böyle bir olay bizim toplumumuzda ‘fedakarlık’ olarak değil, korkarım ‘hastalık’ olarak görülecektir.)
    2) Figen'in bir daha asla çocuk sahibi olamayacağına üzülmek yerine kocasının onunla sevişememesini dert etmesini tuhaf buldum. Bu da kadın doğasına çok aykırı.
    3) Bebeğin Figen'e emanet edilmesi tamamen Figen’in rızasına kalmış görünüyor. Fakat gerçekte Figen istese bile alamazdı bebeği. (Peki, o bebeğe ne oldu kitabın sonunda?)
    4) Çağla'nın o kadar ağır bir psikolojik rahatsızlığı olduğunu bilen Figen'in nedense bu hastalık kitabın sonuna kadar Figen'in aklına gelmedi?

    Kitabın sonu bana sürpriz olmadı.

    Gazeteci kökenli yazarlarda bazen hissettiğim o haber okuyormuşum hissini yaşadım. Olay anlatımının yanında daha fazla imge, betimleme, metinler arası gönderme, söz sanatı vs. okumak istedim.

star_border
February 13, 2021 19:29
Ekin Açıkgöz, Derin Gölge kitabına 3 puan verdi.
comment
February 13, 2021 19:28
Ekin Açıkgöz, Derin Gölge adlı kitaba yorum yazdı.
  • comment

    SPOILER
    Gizli ikiz kardeş, kimden olduğu belli olmayan çocuk, ultra zengin ve yabancı kötü adam, polislerle çatışan siyahlı-silahlı adamlar, kimliğini gizlemiş ailesini kaybetmiş eski polis (ki kitabın sonunda ailesini terk ettiğini - ölmemişler miydi?- söylüyor), taşrada gizli kulübe...
    Klişeler beni üzüyor :(
    SPOILER

    Kitabın ana kahramanının kim olduğunu anlamadım. Hikaye Cengiz’in hikayesi olacak sandım, o sırada Mert ve Cenk kötü gibiydiler. Sonra Mert ve Cenk iyi oldular. Cengiz kötü adamın adamı oldu. Karakterlere ne olduğu açığa kavuşmadı. Era’ya ve Cengiz’e ne oldu? Efe kimde kaldı? Baran neredeymiş, başına ne gelmiş? Melis babasının adamı olduğunu bildiği Mert’i affetti mi?

    2020 Kristal Kelepçe Yılın Polisiye Romanı ödülü adayıdır bu kitabımız.

comment
February 13, 2021 18:57
Ekin Açıkgöz, Ölümün Kokusu adlı kitaba yorum yazdı.
  • comment

    Polis kahramanlarımız Emin ile Esra seri katilin peşine düşerken, sıra dışı bir koku uzmanı olan Tunç'tan yardım alıyorlar.

    Ben aslında bu kitabı beğendim ve okurken keyifle okudum. Fakat elden geçmesi icap ediyor:
    1) Amerikanvari diyaloglar yerlileştirilmeli.
    2) Türkçesi düzeltilmeli: Yazım yanlışları çokça. Soru ekleri -de -da ek ve bağlaç yazımları hatalı. Noktalamalarda problemler var. Noktasız cümleler, özel isimlere ayrılmadan yapılan ekler...
    3) 'Kadın' için sürekli 'bayan' denmesi...
    4) Suzan Sultan olmuş bir yerde.
    5) SPOILER
    İki ciddi mantık hatası var: Sayfa 209'da Emin Tunç’a “Neden Esra’nın üzerinde Murat’ın kokusunu alamadın ki?” diye kızıyor. Halbuki o noktaya kadar tek bilinen şey Esra’nın aradıkları katil tarafından hastanelik edildiği idi. Katilin Murat olduğunu bilmedikleri gibi, Murat’ı tanımıyorlar dahi.
    İkincisi: Dövmecinin tarif ettiği tanrı ve tanrıça dövmelerinin bu adamda olduğunu bilmedikleri halde, sanki katilde olduklarından eminlermiş gibi üzerine psikolojik teoriler geliştirdiler.
    SPOILER
    6) Bazı tekrarlar azaltılmalı: İber Ortaylı'ya atıfta bulunulması güzel ama üçten fazla olunca fazla geldi. "Silahım var ve dolu!" esprisi ilk seferinde komikti sonra o kadar çok tekrarlandı ki sıkıldık.

    Araştırılarak yazılan kısımlar hoşuma gitti. Patrick Süskind'in Perfume romanını biraz daha az çağrıştırsa belki daha iyi olurdu.

    Peki Esra öldü mü ölmedi mi? Bir öldü dediler, sonra uyandı dediler. Sonunu zorlama buldum.

    Bence Serkan Ertem gelecek vaat edebilir.

star_border
February 13, 2021 18:56
Ekin Açıkgöz, Ölümün Kokusu kitabına 5 puan verdi.
comment
January 30, 2021 23:32
Ekin Açıkgöz, Son adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentKadına şiddet sorununu adreslemiyor

    Kristal Kelepçe 2020 adayları arasında okuduğumuz polisiyeydi.

    Aysu Şahlı'nın kitabın Türkçesi üzerinden bir kere daha geçmesinde fayda olacağını düşünüyorum. Ayrı yazılması gereken bağlaçlar bitişik, bitişik yazılması gereken -de -da ekleri ayrı yazılmış.

    Ali'nin dramatik geçmişini çok abartılmış buldum. Babası madende sakat kalmış, annesi intihar etmiş, kardeşi vurulmuş, karısı kazada ölmüş... Sonraki durak Hollywood mu?

    Öyküde çok fazla sayıda polis karakter var ve fakat akılda kalmıyorlar.

    SPOILER
    Herkesin aynı anda şizofren olması genetik bağlılık olmadıkça istatistiksel inandırıcılık taşımadı.
    Kitap girişinde 'cinayete kurban gitmiş tüm kadınlara' diye bir atıf yapılıyor ama kitap kadına şiddet eleştirisi yapmıyor. Şizofrenin kendi kızının yerine kurban koyma çabası toplumumuzdaki kadına şiddet sorununu adreslemiyor. Zira oğlu olsaydı oğlunun yerine koymak için erkek çocuk kaçıracaktı.
    SPOILER

star_border
January 30, 2021 23:31
Ekin Açıkgöz, Son kitabına 3 puan verdi.
comment
January 30, 2021 23:03
Ekin Açıkgöz, Kelebek Etkisi adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentKurgu iyiydi

    Kristal Kelepçe 2020 adayları arasındaydı bu kitap. Kurguyu başarılı buldum. Sonuna kadar heyecanla okudum.
    SPOILER
    Savcının silahının boşaltılması kısmı dışında kurgu iyi gidiyordu. Burada sıkıntıya girdi. Böyle bir risk iki açıdan da alınmaz: Dolu silah ile boş silah arasındaki ağırlık farkından silahının boş olduğunu bir savcının anlamaması mümkün değil. Ayrıca deneyimli atıcılar silahlarını kontrol ederler. Silahının boş olduğunu fark eden savcı kendisine tuzak kurulduğunu anlayabilirdi, eğer tuzaktan şüphelenmeseydi de silahını tekrar doldurup giderdi ve kadını öldürmüş olurdu. Kadını neden sivil polislerden seçmemişler, yoldan geçen sivil kadınla operasyon mu yapmışlar? Böyle riski kimse almaz.
    SPOILER
    'Yaşlı kurt' ibaresi çok fazla tekrar edilmişti. Tabii ve ki bağlacı yazımlarında bazı hatalar var.
    Fakat en büyük eleştirim kitabın ismine: Bir kitabın ismi hem Kelebek Etkisi, hem Cinayet hem de Savcının Ölümü olur mu? Bu zorlamayı yayınevi mi yapmış yazara diye merak ettim.

star_border
January 30, 2021 23:02
Ekin Açıkgöz, Kelebek Etkisi kitabına 6 puan verdi.
comment
January 30, 2021 22:47
Ekin Açıkgöz, Kesikbaşlar Çıkmazı adlı kitaba yorum yazdı.
  • commenttıbbi gerilim

    Grange'nin ilk kitabı Leyleklerin Uçuşu'nda kalp nakli üzerinden bir kurgu vardır. Aynı adama defalarca kalp nakli yapılır. Bu kitap kurgusuyla bana onu anımsattı. Sonunda akrabalık çıkmasıyla da tam bir Grange kurgusu oldu. Tıbbi gerilimleri oldum olası severim. Melih Emeç'in gelecek vaat edeceğini düşünüyorum.

    Kristal Kelepçe 2020 adayları arasında okuduk bu kitabı. Yerellik öğeleri güçlü bir kitaptı. Bu bakımdan gruptaki pek çok romandan ileriydi bana göre.

    SPOILER
    Metin karakterinin kitabın sonunda işkenceciye dönmesi beni rahatsız etti. Kardeşini korumaya çalışan meslektaşını ne diye öldürmeye kalktı, anlamadım. Hukuk bile birinci derece yakınları korumayı suçtan saymıyor.
    Sonunda Metin'in ölmeyip felç kalması hoş bir dokunuş olmuş. Sonsuza kadar öyle kalıp acı çekseydi kendi suçlarını da düşünürdü.
    SPOILER

    Kıllı isimli karakter bir noktadan sonra Kirli oluyor, ikinci baskı olur ise, düzeltilsin derim.

star_border
January 30, 2021 22:47
Ekin Açıkgöz, Kesikbaşlar Çıkmazı kitabına 5 puan verdi.
star_border
January 30, 2021 22:33
Ekin Açıkgöz, Suç Ortağı kitabına 1 puan verdi.
comment
January 30, 2021 22:33
Ekin Açıkgöz, Suç Ortağı adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentAmerikalı Liseli Kızın Aşk Hezeyanları

    Kristal Kelepçe 2020 adayları arasında bu kitabı okuduk. Ve fakat bu kitap kategorik olarak polisiye değil. Seri katile aşık olan bir ergen kızımızın hezeyanları... Hayat gerçeklerinden son derece uzak, tuhaf bir masal.
    Hikaye Amerika'da başlıyor, Meksika'ya ve İspanya'ya gidiliyor, Amerika'ya geri dönülüyor. Karakterlerimiz de Amerikalı. Maalesef bir Türk yazarın Amerikalı liselilere ilişkin bir romanı benim için okunabilir değil.

comment
January 30, 2021 22:24
Ekin Açıkgöz, Kıyam Zamanı adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentOkuduğum en kanlı polisiye

    Ayla Koca’nın doğaüstü romanları var. Fakat bu onlardan birisi değil. Yine de Ayla'nın doğaüstü anlatım tarzının bu romanda kesinlikle izleri var. Bana kendimi paralel-masalsı bir evrende hissettirdi. Olayların ne kadarlık bir zamanda geçtiği, günlerin birbirini nasıl kovaladığı flu bırakılmış. Mekan algısı bakımından da benzer bir yorum yapılabilir. Bu kadar büyük bir organizasyonun yürüttüğü faaliyetler tek bir şehirde mi geçiyor? Olaylar doğaüstü seviyede 'gore' ve organize. Kaç cinayet işlendiğinde hesabı kaçırdım. Ama romanın öyle enteresan içine çeken bir tarzı var ki, bu hesap önemli olmaktan çıkıyor. Bugüne kadar okuduğum yerli-yabancı polisiyeler arasında en kanlı polisiye bu!

    Ayla Koca karakterleri okura sahiplendiriyor, hepsi ailemizin bireyleri gibiler. Sadece kızımızın bu kadar güçlü olmasına rağmen birisiyle evlenmeksizin güvende olamamasına ilişkin mesajı sevmedim. Ayla bu kızımızı güçlü ve bağımsız olabileceği bir işe soksaydı, hatta belki de babasının izinden polis yapsaydı, diye içimden geçirdim.

    Bir 'page-turner'. Sayfaları heyecanla çevirdim. 2020 Kristal Kelepçe adayları arasında olan bu roman, en beğenilenler arasında yer aldı. Benim de en beğendiklerimden birisi oldu.

star_border
January 30, 2021 22:24
Ekin Açıkgöz, Kıyam Zamanı kitabına 7 puan verdi.
comment
January 30, 2021 21:15
Ekin Açıkgöz, Firiştegan adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentKeyifle Okudum

    Gökçe'nin daha önce polisiye olmayan bir öykü kitabını okumuştum. Kendine has bir anlatım tarzı var ve okununca kendini gösteriyor. Bu kitabı okurken de yine Gökçe'nin tarzını hissettim.

    Kristal Kelepçe 2020 adayları arasında olan bu kitap, en beğenilenlerden oldu. Benim de en beğendiklerim arasındaydı. Anlatım güzel, hikaye akıcıydı.

    SPOILER ---
    Geçmişte yaşanan seri cinayetlerin günümüzde tekrar etmesi üzerine bir kurgumuz var. Bu nevi kurgularda iki ayrı dönemdeki cinayetlerin illa birbirine bağlanması beklenir. Ve fakat beni klişeler çok sıkıyor. Gökçe'nin kitabında en hoşlandığım şey, geçmişteki hikaye ile bugünkü hikayenin birbirine bağlanmaması oldu. Tüm öyküyü sıradan seri katil klişesinden kurtarmış Gökçe! Kitaba daha da çok bağlandım bu yüzden.
    SPOILER ---

    Kitapla ilgili tek aklıma takılan, Alim’in kızı Hale’nin polisle ilişkisiydi. Polisin Hale'den bu nevi bir yardım istemesini gerçek dışı buldum. Hale'nin polisle ne iş yaptığını da tam anlamadım. Hale bu kahramanlığa kalkmasa mıydı hiç acaba?

    Polisiye kurgudaki tüm sorular cevaplandı. Bir polisiyede en önemli konu bence bu. Zevkle okuyacaksınız. Ayrıca Alim çok sevimli bir karakter olmuş.

star_border
January 30, 2021 21:15
Ekin Açıkgöz, Firiştegan kitabına 9 puan verdi.
comment
January 30, 2021 21:00
Ekin Açıkgöz, Divina'nın Bileziği adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentOsmanlı Cosy'si

    Kristal Kelepçe 2020 yılı Yılın Polisiye Roman Ödülü'nü kazandı bu kitap.

    Tüm adaylar içinde benim de en beğendiğim kitap oldu. Tüm sene boyunca en çok zevk alarak okuduğum kitaplardan birisiydi. Yaşasın kitabımı okuyayım diye gece yatağa keyifle gittim.

    Türkçesi kusursuzdu.

    Polisiye kurgu hiçbir soru işareti veya mantıksızlık bırakmayacak şekilde iyi kurgulanmıştı, tüm sorular cevaplandı. Tam bir 'cosy' atmosferi yansıttı, ama baştaki otopsi sahnesiyle de 'cosy' kalıplarının dışına çıkıp göz doldurdu.

    Karakterler pek sevimliydi, bir Sherlock-Watson havası vardı ama o kadar karikatürize değildi. İdris Sherlock kadar irite edici derece zeki ve ukala değildi, Musa da Watson taklitlerinin edebiyatta sıklıkla maruz kaldığı üzere sürekli aptal yerine konulmuyordu.

    Öykü de hoşuma gitti. Olayların Kütahya’da geçiyor oluşundan hoşlandım. Dil ve yaşayışla ilgili her detayın döneme ait olduğundan emin olamadım ama aksini iddia edeceğim kadar hakim değilim Osmanlı dönemine. O yüzden Ayfer Kafkas’ın araştırarak yazdığına güvenmeyi tercih ediyorum.

    Tek sorum şu: Kitabın ismi neden bileziğe odaklandı?

    Velhasıl, alın okuyun. Zevkle öneriyorum.

star_border
January 30, 2021 20:59
Ekin Açıkgöz, Divina'nın Bileziği kitabına 10 puan verdi.
comment
January 30, 2021 20:50
Ekin Açıkgöz, Sinek adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentPolisiye değil, doğaüstü macera

    Kristal Kelepçe Yılın Polisiye Roman Ödülü 2020 adayları arasında okudum. Lakin kanaatimce bu kitap kategorik olarak polisiye değil, doğaüstü macera. Başta ilk 20 sayfa polisiye bir gizem vardı, fakat çözülmeden ortada kaldı. Yazarın bunu çözmeye dair çabası olmadı kitap boyunca. İlk 20 sayfadan sonra, kahramanın polis olması haricinde hiçbir polisiye öğe yoktu. Polis kahramanın geçmişine inilecek sandık, inilmedi.

    Doğaüstü bir antagonist olan Sinek ile savaş, mücadele olacak izlenimi verdi kitap. Fakat o da olmadı. Sinek kitabın ikinci yarısında hiç yoktu. Kitabın sonunu anlamadım. Neden Ahmet cini göndermek istemedi? Kime söz vermiş? Benedetto onu niye vurdu? Kubilay nedir? Amerikalılar da mı komploya dahilmiş? Karakterler vizesiz ve ellerinde kocaman silahla on tane ülkenin sınırını nasıl geçtiler?

    Karakterler derinliksizdi. Ahmet ile Benedetto ne çabuk birbirlerini kabullendiler ortak diye? Neye ortaklarmış? Benedetto'nun Ahmet'ten sakladığı sırlar neymiş? Evde gördüğü kafası kopmuş bebek neydi? O da bir yere bağlanmadı. Özetle kitap boyunca bir yere bağlanmamış sayısız detay verildi, hepsi açıkta kaldı.

    İlaveten Türkçe’de de hatalar var. Bağlaç yazımlarında problemler ve nesne-özne-yüklem uyumsuzlukları mevcut.

    Tek enteresan tarafı cin dünyasını gözümde canlandıracak kadar canlı anlatması oldu. Şaşılacak derecede gözümde canlandı bu dünya. Aradan aylar geçmesine rağmen halen cin dünyasını görebiliyorum. Doğaüstü öyküleri severim, bu kısım hoşuma gitti. Lakin cin dünyasının Anadolu köyüne fazla benzerliğini de belirtmeden geçemeyeceğim.

star_border
January 30, 2021 20:50
Ekin Açıkgöz, Sinek kitabına 2 puan verdi.
comment
January 30, 2021 20:31
Ekin Açıkgöz, Yanığı Bulmak adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentÇok Kuvvetli Bir Kalem

    Kristal Kelepçe 2020 adayları arasında okudum bu kitabı. En çok beğenilenlerden birisi oldu. Benim de en beğendiğim ikinci kitaptı. Çok çok iyi yazılmıştı. Gülce hem Türkçe hem stil olarak çok kuvvetli bir kalem olduğunu hemen belli ediyor.

    Eski golcü Yanık Ertan kaybolunca karısı özel dedektifliğe başlayan eski polis Hakan'dan yardım istiyor. Hakan kendini İstanbul'un mafya babalarının arasında tenis topu olmuş bulunca, eski tanıdıkları Nihal ve Cihan'dan destek alıyor. Hikaye uyuşturucu ticaretine, cinayetlere ve istihbarat komplolarına uzanıyor. Daha da ötesi, olaylar tam da 15 Temmuz'a denk geliyor.

    Beğenerek okudum. Sadece iki ufak notum var:

    1. Emekli hariciyecinin kızı neden bu kadar mesele oldu? Elini sallasan emekli hariciyeciye çarpan bir memleketteyiz. Buna rağmen fabrikanın görevdeki bir millet vekiline ait olması neden kimse için mesele olmadı? Bu detay epey gürültü kopartmalıydı fakat hiçbir yere bağlanmadı. Gülce'nin bunu bir taslakta yazdığını ve sonra silmeyi unutmuş olabileceğini düşündüm.

    2. Bu kitaptaki karakterler Gülce Başer'in ilk romanında yer alan karakterlermiş. Bunu okuduktan sonra öğrendim. Amma velakin Nihal, Hakan, Cihan ve Nihal'in kocasına ve eskiden yaşanan hadiselere dair çok sayıda ve çok sık gönderme var. Ancak bu göndermeler izah da edilmiyor. Bunları anlamak için önceki kitabı okumuş olmak lazımmış.

star_border
January 30, 2021 20:30
Ekin Açıkgöz, Yanığı Bulmak kitabına 9 puan verdi.
comment
January 30, 2021 20:13
Ekin Açıkgöz, Komiser adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentENTERESAN BİR AMBİYANS YARATMIŞ

    1- Mehmet Taşdelen'in Türkçesi üzerinde çalışması gerekiyor. Yanlış anlamda kullanılmış kelimeler ve anlatım bozuklukları var: yemek bitince ‘tabldotları’ yıkama alanına bırakmak, araba camını esir etmiş ‘buzullar’, okulun arka ‘kesişimindeki’ sokak vb. İlaveten, ‘baya’ ve ‘tabi’ gibi yazım yanlışları...

    2- SPOILER --- Polisiye kurguda derinlik bulamadım. Sadece Olay Yeri İnceleme'nin gelmesi ve otopsi yapılmasıyla tüm olay çözüldü. Merak, delil, zihinsel bulmaca yoktu, Yiğit’in katil olduğunu doğum gününde anlamıştık. Olayın çözülmesi için kahramanımızın komiser olmasına gerek yoktu. Zira olay kahramanımız komiser olunca değil, aile dilekçe verince çözüldü. Kahramanımızın çözüme katkısı olmadı. Komiser olunca ikna ettiği aileyi en başta ikna etseydi, olay yıllar önce çözülürdü.

    3- SPOILER --- Polisiye kurguda mantıksızlıklar da var. Buğra Nehir’in ölümünden sonra en yakın arkadaşı Yiğit’i hiç mi görmemiş? Buğra çok sevmiş de kızı neden öldürmüş? Kavga etmişler de cinnet mi geçirmiş? Bu durumda zehirlemiş olamaz; çünkü zehir planlı cinayettir. Cinayeti planlayan zehrin kalanını olay yerindeki çöpe atmaz. Kızı zehirlemeye karar vermiş de bunu rakibi ortada yokken mi yapmaya karar vermiş? Bilakis rakibi ortada yokken kızı kazanmaya çalışması gerekmez miydi? Öldürecekse Buğra’yı zehirleseydi? İlla Nehir’i öldürecekse Buğra varken yapsaydı, cinayet de Buğra’ya kalsaydı.

    4- Risin ile zehirlenen 22 yaşındaki bir kız için hiçbir savcı doğal ölüm raporu vermez. Risin iç organlara zarar verir, cesedin görünümü doğal olmaz. Risin zehirlenmesinden ölüm 36-72 saat arasında olur. Semptomlar 6 saat civarında başlar. Hastada mide bulantısı kusma, karın ağrısı, idrarda kan, ciğerlerde su birikmesi vs olur. Kişi bu esnada çoktan hastaneye başvurmuştur, evde küt diye ölmez. Risin biyolojik silahtır, eczanede satılmaz. Üretmek için 'know-how' gerekir. Uzaktan bakan bir laborant bir tozu görüp de ‘bu risin’e benziyor’ diyemez. Gerekli araştırmayı yapmadan polisiye yazmamak lazım.

    5- Kahrmanlarımızın ilişkisini de hayatın doğal akışına aykırı buldum. Annesi kuran okuyan, bir evin bir kızı; Sivas’ın ilçesinden gelen erkek arkadaşı ile nikahsız şekilde nasıl aynı eve çıkıyor? Hem de ailelerin izniyle! Hem de aileler tanışmamışken?? Türkiye’de sene MS 7800 herhalde.
    Ama tüm bu liberal görünen kurguya rağmen, ahlakçı bir bakış açısı da hakim. Çocuk ve kızın gece olunca kendi odalarında AYRI yattıkları da özellikle vurgulanıyor. Ahlakçı bakış, gençlerin akşam sekizden sonra eğlenmelerinde de kendisini gösteriyor. Gençlerimiz nargile içiyor ama asla alkol almıyorlar kitap boyunca.

    6- Kitapla ilgili hoşlandığım şey, Metallica'nın 'The Day That Never Comes' klibine benzemesi. Sürekli bir ‘şimdi bir şey olacak’ hissi var, insan geriliyor ama bir türlü bir şey olmuyor. Böylece insan daha çok geriliyor. Yazar bunu amaçlamış mı yoksa şans eseri mi yakalamış, bilmiyorum. Ama yarattığı ambiyans ile yavaş yavaş beni germeyi başardı.

    Bu kitap Kristal Kelepçe 2020 adaylarındandır.

star_border
January 30, 2021 20:13
Ekin Açıkgöz, Komiser kitabına 4 puan verdi.
comment
January 30, 2021 19:29
Ekin Açıkgöz, Üç Musa adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentDevamı Gelecek

    Oğuzhan Aslan konusunda makale ve yayınları bulunan, vergi mevzuatı uzmanı bir avukat. Üç Musa onun bu uzmanlığını okura erişilebilir bilgi haline getiren sürükleyici bir polisiye.
    Kitaba ismini veren üç Musa’dan ilki, aynı yazar gibi avukat olan Ali Musa. Tam paraya ihtiyaç duyduğu zamanda, Hocası Cengiz’in yönlendirmesiyle, naylon faturacılıktan başı dertte olan bir şirketin vekaletini üstleniyor. Fakat Ali Musa işi yazıhane avukatlığında bırakmıyor ve adeta bir dedektifmişçesine olayı çözmek için memleketi Malatya’ya gidiyor. Malatya aynı zamanda Ali Musa’nın geçmişindeki karakterlerle de tanıştığımız mekân: arasının iyi olmadığı dayısı, hiç görüşmediği babası (ki babası da ikinci Musa olan Ahmet Musa) ve eski aşkı Leyla.
    Kitaptaki kadın karakterlerle sorun yaşadığımı itiraf edeyim. Leyla'nın psikolojik durumunu abartılı buldum. Musa'nın odasında karanlıkta sigara içerek bekleyen Hazal ise Amerikan filminden bir sahne gibiydi. Roman boyunca Amerikan polisiyelerinin klişelerini akıllıca eleştiren Oğuzhan, ikinci baskıda Hazal'a bir ayar çekse iyi olabilir.
    Roman ilerledikçe, Ali Musa’nın içine düştüğü macera basit bir fatura sahteciliği olmaktan çıkıp teolojik göndermelerle dolu, cemaatlerle ilişkili, büyük bir suça doğru sürüklüyor okuru. Nitekim Ali Musa kendisini kanlı bir cinayetin olay yerinde bulunca, sahneye üçüncü Musa olan Başkomiser Musa giriyor.
    Oğuzhan Aslan, Dan Brown ve Glenn Meade gibi yazarların kurgularında gördüğümüz, varlığıyla dinî doktrinleri yalanlayarak maceranın temeline oturan, çoğunlukla roman boyunca iyi-kötü rakip cephelerce ölümüne aranan, gizemli ve antik, kutsal objelerin etrafına örüyor hikâyesini: Meğerse peygamberlerin resimleri varmış ve gizli cemaatler yüzyıllardır bu resimlerin peşindeymiş! Açıkçası ben bu fikri İslami coğrafya için çok yaratıcı buldum.
    Lakin peygamberlerin resimlerine ulaşmak için biraz beklememiz gerekecek. Çünkü Üç Musa aslında bir üçlemenin ilk kitabı ve macera İki İsa ile devam edecek. Oğuzhan’ın İki İsa’yı yazmak için elini çabuk tutmasını diliyor ve Kristal Kelepçe 2020 ödülleri arasında en beğenilenler arasına giren tek erkek yazar olması hasebiyle de kendisini tebrik ediyorum.

star_border
January 30, 2021 19:28
Ekin Açıkgöz, Üç Musa kitabına 7 puan verdi.
star_border
October 16, 2020 18:48
Ekin Açıkgöz, Farahnaz'ın Çiçeği kitabına 9 puan verdi.
comment
October 16, 2020 18:48
Ekin Açıkgöz, Farahnaz'ın Çiçeği adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentiyi bir 'cozy' örneği

    2019 Kristal Kelepçe Yılın Polisiye Romanı ödülü 16 roman içinden Farahnaz'ın Çiçeği'ne gitti. Kitap benim de en beğendiklerimden oldu.

    - İlla polis başkomiseri olması gerekmeyen dedektif, benim için yarışa her zaman iki puan önden başlar! Ev kadını Yıldız Alatan'ı çok sevdim.

    - Dönemin kamu iktisadi teşebbüslerinde ve kamu kurumlarında çalışan aile bireylerim var. Bu kurumların o dönemlerde çalışanlarına sundukları imkanları biliyorum. Bu kurumlar o dönemlerde bütünüyle bir sosyal yaşantı modeli oluşturma çabası içindeydiler. Dolayısıyla Zonguldak'taki dönem yaşantısını yadırgamadım; hatta bazı öğeler bana çok tanıdık geldi. Yaprak Öz bu dönemi ve dönemin yaşantısını çok iyi anlatmış. Okumak bir keyifti.

    - Kurgu iyi işlenmişti, detaylar yerine oturdu, sorular cevaplandı. Sadece katili biraz erken anladık.

    - İyi bir yerli 'cozy' örneği. Türü sevenler bu romanı sevecektir.

comment
October 16, 2020 18:28
Ekin Açıkgöz, Kesik Çayır adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentİç Anadolu Polisiyesi

    Ben bu İç Anadolu polisiyesini beğendim. Konya ve pavyon hayatı çok iyi yansıtılmış. Karakterler sahiciydi, Türkçesi kuvvetliydi, 'page-turner' idi, sonuna kadar keyifle okudum. Kızıl peruk ve Kesik Çayır türküsü akılda kalıcı öğelerdi.

    SPOILER ------
    1) Küçükken evlatlık aileye verilen Şirin'in yurttan çıkıp liseye başlayıp Ozan isminde bir çocuğa aşık olmasını hikayenin geri kalanıyla bağdaştıramadım.
    2) Şirin'in annesinin otopsi tutanağını okumuş olmasını ve resmini görmesini anladım ama, detaylı bir şekilde kimin az suçlu, kimin çok suçlu olduğunu nasıl öğrendiğini bilemedim.
    SPOILER ------

    Özetle, Amerikanlaşma tuzağına düşmeyen, 'yerli' ibaresini hak eden bir 'yerli polisiye'.

star_border
October 16, 2020 18:26
Ekin Açıkgöz, Kesik Çayır kitabına 8 puan verdi.
comment
October 16, 2020 18:06
Ekin Açıkgöz, Moda Cinayetleri adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentŞehir / Semt Polisiyesi Sevenlere

    Başkomiser Galip öldürülen profesör ve karısının katilini ararken, tarikat evlerinde buluyor kendisini.

    Kafama takılan iki nokta oldu:

    1) Semra haricindeki (Semra'ya gerçek hayatta birisi model olmuş olabilir) kadın karakterlerin kitaptaki davranışları 'hayatın normal akışına uygun' gelmedi. Arzu'nun normal olmadığı zaten ima ediliyor, onu geçtim. Fakat eğitimli, mesleği ve işi olan Fulya'nın, sadece cinsel fantezi için ilişki kurduğu ve kendisinin ne iş yaptığını dahi bilmeyen bir adamla birdenbire ve çaresizce evlenmek istemesi tuhaftı. Esra'nın erkek arkadaşına hiçbir şey söylemeden, polis muhbiri gibi kolundan tutup gizli gizli kafeye getirmesi, keza. Oya'nın acayiplikleri...

    2) Sevgili Çağatay Yaşmut'un tarikat konusunu biraz naif (ki bu iyi bir şey :) ) ele aldığını düşündüm: Tarikatçı iş adamının kendi tablosunu asması, polisin başkomiserliğe yükseldiği yıllar boyunca tesbih çekilirken ne dendiğini hiç duymamış olması, dergah hocasının kullandığı dil, dahası kamuya açık alanda rakı içerken yakalanması, dergahın terörden aranan şüpheliyi İstanbul'un göbeğinde saklaması, terörle ilişkili polisler çıkarılırken diğerlerinin olay çıkarması...

    Herneyse; bunlar kitaptan alacağınız zevke engel olmayacak. Kitap iyi bir şehir/semt polisiyesi örneği. Kadıköy-Moda taraflarını bilenlerin alacağı keyif artacaktır.

    2019 yılı Kristal Kelepçe ödüllerine aday olan Moda Cinayetleri birinciliği Farahnaz'ın Çiçeği'ne kaptırdı ama beğenilenler arasında yerini buldu. Çağatay Yaşmut'un eline sağlık.

    Son not: Cinayetin ana kurgusu, Frederick Forsyth'ın 1982 tarihli öykü derlemesine de ismini veren, Türkçe'ye 'Muhteşem Hata' ismiyle tercüme edilen, 'No Comebacks' isimli öyküsünün kurgusu. Harika bir öyküdür, kitap da harika bir derlemedir.

star_border
October 16, 2020 18:04
Ekin Açıkgöz, Moda Cinayetleri kitabına 7 puan verdi.
comment
September 02, 2020 20:07
Ekin Açıkgöz, Zaman Makinesi adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentFikir esinleyen klasik

    Zamanda ileri-geri gitme konseptini edebiyata sokan ve bunu bir makine ile yaparak 'zaman makinesi' ibaresini dillere kazandıran 1895 tarihli bu novella, kütüphanelerimizin baş köşesini hak ediyor. Fikirleri esinleyenler büyük insanlardır. Özellikle de bilimkurguda.
    Gelelim hikayeye: Zamandaki yolculuk pek çok gönderme içeriyor, yine de Eloi ve Morlock'ları ne kadar benimsediğimden emin değilim. Zaman Yolcusu'nun his ve psikolojisini daha derin işleyebilirdi üstat. Uzatmak istememiş herhalde, vardır bir bildiği...

star_border
September 02, 2020 20:06
Ekin Açıkgöz, Zaman Makinesi kitabına 8 puan verdi.
comment
September 02, 2020 20:03
Ekin Açıkgöz, İstanbul'dan Gelmeyen Mektup adlı kitaba yorum yazdı.
  • comment Hayalet Gelin

    İstanbul'da geçen bir Holmes öyküsü yazmak bir 'challenge'. Gökhan Tosun bence altından iyi kalkmış. Okur ilgiyi kaybetmiyor, sıkılmıyor, detaylar birbirine doğru ve güzel bağlanıyor. İlaveten eski bir İstanbul konağında 'perili köşk' konsepti yakalamış ve Osmanlı devlet entrikalarını da kurguya yedirmiş. Holmes Holmes gibi, Watson Watson gibi davranabiliyor (ki bu dengeyi tutturmak, okurların gönlünde yer edinmiş karakterler için çok zor). Beğendim. Hikayenin BBC Sherlock'un 'Hayalet Gelin / The Abominable Bride' bölümünü fazlaca çağrıştırdığını da söylemek lazım.

star_border
September 02, 2020 20:03
comment
September 02, 2020 19:40
Ekin Açıkgöz, Cehennem Çiçeği adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentAlper Canıgüz'ün Tuhaf Dedektifi

    Alper Kamu'nun yine sürükleyici bir macerası. Yetişkin düşünce örüntülerine sahip ve yetişkin tepkileri veren 5 yaşındaki Alper'in rahatsız edici olmamasına hâlâ şaşırıyorum. Alper Canıgüz böyle tuhaf bir karakteri dedektif yapmakta ve okura benimsetmekte yine başarısını sürdürüyor. Ümit, annesi, ablaları ve dayısından oluşan tuhaf ailenin öldürülmüş çocuğu Mehmet'in katilini arıyor Alper. Bir de Amcasının eski aşk hikayelerine dalıyor. Başını da derde sokuyor elbette. Keyifle okudum.
    Bu arada kapak arkasında 'çocuklar çiçektir' yazmasalar, 'Cehennem Çiçeği' ismini anlamayacaktım, kitabın isminin hikaye ile ilgisini kurmaya çalıştım nafile...

star_border
September 02, 2020 19:40
Ekin Açıkgöz, Cehennem Çiçeği kitabına 8 puan verdi.
comment
July 16, 2020 11:34
Ekin Açıkgöz, Kürkü Güve Yemişti adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentYaz tatili için klasik polisiye

    Erle Stanley Gardner'dan bir Perry Mason macerası. Lokantada yemek yerken kaçan garson kızdan kendine macera çıkarıyor Mason. Dixie Dayton kaçarken kürkü geride bırakmış. Maceraya kendisi de dahil olunca - elbette bu macerada bir mahkeme sahnesi var - bir yandan müvekkilini savunurken bir yandan da savcılığın şahidi olduğu tuhaf bir durumda kalıyor. Bu durumdan alnının akıyla çıkarak bizi şaşırtmıyor. Elbette olay güve yenmiş kürkten daha büyük, öldürülmüş bir polise ilişkin eski bir olayın devamı. Nitekim kürk ilk iki bölümden itibaren görevini tamamladı, kitaba ismini verecek kadar mühim olamadı. Daha ötesi, otelde Dixie Dayton yerine geçen kadın kimmiş, onu öğrenemedik. Mühim değildi belki ama ben merak etmiştim.
    Keyifli bir klasik. Tam yaz geceleri balkonda okumalık.

star_border
July 16, 2020 11:34
Ekin Açıkgöz, Kürkü Güve Yemişti kitabına 6 puan verdi.
comment
April 05, 2020 14:17
Ekin Açıkgöz, Aile Sırrı adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentKatma Değer Düşük

    Bu kitabın yazılmasındaki 'motive' benim için büyük gizem oldu.
    Baş karakterin isminin 'Percule Hoirot' olduğunu görünce bunun bir Agatha Christie parodisi olacağını varsaydım. Lakin parodi de değilmiş.
    Zamanında Mike Hammer romanlarının sayısını çoğaltmak isteyen yayıncıların, paraya ihtiyacı olan yazarlara yeni Mike Hammer'lar yazdırılmasını hatırlattı bana. Ama bu devirde, artık para için de yazılmadığına göre? Neden?

    Bu kitapta, bir 'kitap'ta bulmak isteyeceğiniz temel ögelerin hiçbiri yok: betimleme, Türkçe'nin sanatlı kullanımı (edebiyat), karakter derinliği, psikolojik çözümleme, yenilik, yaratıcılık... 'Yerli polisiye' olduğu için okuyalım desek, 'yerli' bir öge de yok.

    Agatha Christie okumak isterseniz, orijinal Agatha Christie okuyabilirsiniz. 80'den fazla seçenek var. Kitaplar ucuz. Okur için de 'motive' bulamıyorum. Belki şu olabilir: Bu kitap 2019 Kristal Kelepçe Yılın Polisiye Romanı adayları arasındaydı. Adayların tamamı hakkında fikir sahibi olmak için okumak anlamlı

star_border
April 05, 2020 14:17
Ekin Açıkgöz, Aile Sırrı kitabına 3 puan verdi.
comment
April 05, 2020 13:41
Ekin Açıkgöz, Tanrının Yumruğu adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentKörfez Savaşının içini dışını öğreneceksiniz

    Frederick Forsyth'ın hikaye içinde yer verdiği ayrıntılar kimileri için sıkıcı olabilir. Ancak bu ayrıntıların tamamının gerçek detaylar olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Forsyth bir silahın bir sınırdan nasıl geçirileceğine dair 10 sayfa yazıp heyecan arayan okuyucularını sıkabilir; fakat Forsyth okuyacak olanlara şu tavsiyede bulunabilirim: Detayları atlamayın! Eğer silahın sınırdan nasıl geçirileceğine dair 10 sayfa okuduysanız bilin ki; o silah o sınırdan ancak o şekilde geçirilebilir ve yazılanlar tamamen gerçek ve doğrudur.
    Forsyth'ın uluslararası politika, yakın tarih, gizli örgütler, silahlar, soğuk savaş vs. konularındaki bilgileri; kendisinin gazetecilik geçmişinden gelen uzun araştırmalara ve tamamen askeri, siyasi ve örgütsel kişilerden, işin uzmanlarından aldığı bilgilere dayanmaktadır.
    Sıradan bir Amerikan romancısının aynı konuları daha heyecanlı ve keyifli işlemesi mümkün olsa da, daha gerçekçi işlemesi asla mümkün olamaz. Forsyth ne yazıyorsa, onu gerçekten bildiği için yazıyordur.

    Tanrının Yumruğu romanında da pek çok şey öğreneceksiniz.
    1990 - 1991 Körfez Savaşının mükemmel bir analizi. Çok enteresan detaylar var: Yakın çevresince 'Reis' olarak hitap edilen, tüm devlet ve ordu hiyerarşisini aşiret ve aile üyelerinden oluşturan Saddam'ın devlet yapılanmasına ilişkin enteresan bilgiler var.
    Bir zamanlar çekirdek çitleyerek TV'de canlı seyrettiğimiz Scud ve Patriot füzelerinin karşılıklı uçuşmasının ne kadar işlevsiz olduğunu, aslında orada seyrettiğimizin tamamen bir psikoloji savaşı olduğunu arkasında İsrail-ABD-Suudi Arabistan dengelerinin korunması olduğunu öğrendim.
    Kitap 'tanrının yumruğu' olarak adlandırılan bir nükleer silah üzerine kurulmuş. Güzel bir hikaye diye okudum, ta ki konusu geçen 'calutron' isimli elektromanyetik izotop ayrıştırma cihazlarının gerçekten Körfez Savaşı sırasında Irak'ta bulunduğunu ve havadan bombalanıp resimlendiğini öğrenene kadar. Hikaye sandıklarımız fena halde gerçek. Çok şaşırtıcı. Resimleri Goolgle'layın.
    Irak'ın bu cihazları üretmek için kullandığı malzemeleri soru sormayan Avrupa ülkelerinden yıllar içinde mutlu mutlu satın almış olması da vurucu nokta. Okuyun.

star_border
April 05, 2020 13:40
Ekin Açıkgöz, Tanrının Yumruğu kitabına 10 puan verdi.
star_border
March 26, 2020 15:51
Ekin Açıkgöz, Kafam Bozuk kitabına 10 puan verdi.
comment
March 26, 2020 15:50
Ekin Açıkgöz, Kafam Bozuk adlı kitaba yorum yazdı.
  • comment2019'un en iyilerinden

    2019 Kristal Kelepçe Yılın Polisiye Romanı yarışması aday kitaplarından biri.
    Necati Göksel'in dili harika. Uzun zamandır bu kadar beğendiğim bir kurgu okumamıştım. Evet hikayenin kahramanı Ayaz, eski bir polis komiseri. Ama artık hiçbir bakımdan bir polis değil. Haliyle öyküsü de bir polisin örnek ve klişe hikayesi olmaktan çok uzak. Sürprizler ve şaşırtmacalarla dolu, heyecanla okunan bir kurgu. Yabandomuzu, kol saati gibi bazı imgeler aklınızda yer edecek.
    2019 yılı Kristal Kelepçe ödülünü Yaprak Öz kazandı ama bu kitap da en beğenilen ilk beş arasındaydı. (Bu arada öykünün geçtiği yerin ismi Akbük. Didim'in bir beldesidir. Çok iyi tanıdığım yerlerdir. Kitapta ismi geçmiyor, bu da benim size kıyağım olsun.)

comment
March 20, 2020 21:46
Ekin Açıkgöz, Şike adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentah o klişeler olmasa

    'White-trash' genç bekar anne LuAnn Tyler, milli piyango talihlisi olma teklifi alıyor. Kendisi farkında değil ama kabul etmemek gibi bir şansı da yok. İkramiyeyi kazandıktan 10 yıl sonra memlekete geri dönmeye kalkınca işler karışıyor.

    Karısı öldürülmüş eski FBI ajanı, yakışıklı iyi adam klişesi ve devleti işin içine katmayan suya sabuna dokunmayan kurgusu olmasa fena bir macera değildi. Akıcı yazılmış. Tek-adam kimyager kötü karakteri fazla çizgiroman vari buldum.

    Bu kitabı storytel'den dinledim, Frances Cassidy seslendirmiş. Mükemmel Georgia güney eyaleti aksanı yapıyor. Keyifle dinledim.

star_border
March 20, 2020 21:46
Ekin Açıkgöz, Şike kitabına 7 puan verdi.
comment
March 20, 2020 16:33
Ekin Açıkgöz, Frankenstein adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentGotik Klasikler Okunmalı

    Operadaki Hayalet, Drakula, Jeykll and Hyde vs gibi gotik klasiklerin neredeyse hepsinin tam metin versiyonlarını okudum. Zorlanarak okuduğum ilk gotik klasik budur.
    Haddimi aşacağım ama Mary Shelley'in bazı yerleri gereksiz uzattığı kanısındayım. Walton'ın kız kardeşine mektupları çıksa hikaye ne kadar eksilir, epeyce sorguladım. Viktor'un hezeyanları fazla betimlemeli, ağdalı bir dille yazılmış ve kendini tekrarlıyor.
    Hikayenin en can alıcı noktası olan canlandırma kısmının ne kadar kısa ve yüzeysel olduğuna şaşırdım. Zaman içinde uyarlamalar bu kısmı çok iyi beslemişler. Ne parçaların birleştirilmesine ne de elektriğe dair detaylı bir izahat yok.
    Ortaya çıkan yaratık, uyarlamaların aksine gayet zeki ve entellektüel.
    Ayrıca yine uyarlamaların en can alıcı noktası haline gelen, Viktor'un Elizabeth'in ölümüne tahammül edemeyerek onu canlandırmaya çalışması da orijinal hikayenin bir parçası değil.
    Andrew Lloyd Webber Operadaki Hayalet'in mükemmel bir öykü fikri olduğunu, fakat Gaston Leroux'nun bu öyküyü yanlış ele aldığını söylüyordu. Müzikale çevirirken öyküye bakış açısını tamamen değiştirmişti. Benzer bir durumun Frankenstein uyarlamaları için geçerli olduğunu anlıyorum.
    Mükemmel bir öykü fikri olduğunu yalanlamak mümkün değil elbette. Okunması şart.

star_border
March 20, 2020 16:33
Ekin Açıkgöz, Frankenstein kitabına 7 puan verdi.
comment
November 21, 2019 13:01
Ekin Açıkgöz, Gülün Adı adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentSöylenecek Çok Şeyler Vardı Buraya Sığmadı

    Bu kitabı sekiz ya da dokuz kez okumuş olmalıyım. Aslında vakit geniş olsa her sene bir kere daha okurum. Ama ömür kısa.
    Bu romanı her bitirişimde muhteşem bir yitip gidişin hikâyesi olduğunu daha şiddetle hissediyorum.

    Ben polisiye okurum. Gülün Adı’nı ilk elime alışım da “polisiye” olduğu zannıyla gerçekleşti. Peki, Gülün Adı gerçekten bir polisiye miydi?
    "... Romanımın başka bir başlığı vardı," diyor Eco, “Suç Manastırı”. Bunu bir yana bıraktım, çünkü okuyucunun dikkatini yalnızca polisiye konuya çekiyordu ve baştanbaşa eylemden oluşan öyküler peşindeki bahtsız alıcıları onları kandıracak bir kitabın üstüne atılmaya sürükleyebilirdi...
    Ansiklopedik kaynaklar, Gülün Adı’nın “1327 senesinde bir İtalyan Manastırında geçen tarihi bir polisiye” olduğunu açıklıyor.
    "... Bizi ürperten biricik şeyin, yani metafizik ürpertinin hoş bir şey gibi alınmasını istediğim için de (kurgu örnekleri arasında) en metafizik ve felsefi olanı, polisiye romanı seçmekten başka bir şey kalmıyordu bana..."
    Gülün Adı, seksenine varmış bir Benedikten rahibi olan Melk’li Adso’nun yeni yetmeliğinde başından geçen olaylar üzerine yazdığı bir Ortaçağ kroniği.
    Bu da benim bu roman üzerine yazdığım yazının girişi.
    https://www.cinairoman.com/posts/1520
    Baskerville'li William Birader üzerine bir karakter incelemesi. Açık yüreklilikle söyleyebilirim ki, bugüne kadar yazdığım tüm yazı/inceleme/deneme/öykü/roman türü metinler arasında açık ara en iyi yazım budur.
    Benim için bu kadar özel bir kitap için az bile.

star_border
November 21, 2019 13:00
Ekin Açıkgöz, Gülün Adı kitabına 10 puan verdi.
star_border
September 06, 2019 19:35
Ekin Açıkgöz, Kan Gölü kitabına 7 puan verdi.
comment
September 06, 2019 19:35
Ekin Açıkgöz, Kan Gölü adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentBeklediğimden iyiydi

    Başlarken endişeliydim, ama umduğumdan daha çok beğendim. Belki de tüm kitaplara böyle başlamak lazım, beklentiyi düşük tutunca insan beğeniyor. Ama tabii, bu bir tıbbi gerilim ve ben tıbbi gerilim severim.
    Kitabın sonu benim sevdiğim alanlara bağlandı. Biyolojik fenomen fikrinden de hoşlandım.
    Bazı beni sıkan tarafları oldu:
    1) Aile hekimi kadın doktorun sürekli acil servis ünitesinde acil müdahale yaparak birilerini hayata döndürmesinden sıkıldım.
    2) Bazı diyaloglar gereksiz uzun ve mükerrerdi. Polisin kadını kalmaya ikna etmeye çalıştığı kısım, polisin geçen yüzyılda olmuş olayı öğrenirken tüm biyolojik teoriyi baştan anlatması vs.
    Kitabın ismi de göle gönderme yaptığı için fena bir tercüme olmamış.
    Hikayenin sonunu bağlamadılar, bundan sonra göle girmek yasak mı değil mi? :)

comment
August 04, 2019 13:45
Ekin Açıkgöz, Kardan Adam adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentDedikleri kadar vardı

    Storytel'den bitirdiğim ilk kitap oldu. İstanbul trafiğine ve araba kullanmaya dair bakış açım değişti. Elbette bunda Nesbo'nun sürükleyici kurgusunun etkisi büyük.

    Sean Barrett'in sesinden dinledim. Gerçek bir profesyonel. Fakat bazı karakterleri seslendirirken fazla parodiye kaçtığını düşündüm. Özellikle kadınlar ve kötü karakterlerde abartılı seslendirmeler beni biraz rahatsız etti. Benim karakteri hayal etme özgürlüğüme müdahale etti bazı yerlerde.

    Harry Hole'nin önceki maceralarını okumadım, hiç de eksikliğini hissetmedim. Oldukça iyi bir kurgu, n kere birilerini katil diye kovaladık, katil olmadıklarını anladık. Sonuna kadar merakla okuduk. Seri katilin kurban seçme sistematiği olmasını beğendim. Tıbbi öğeler de hoşuma gitti.

    Karakterler gerçekçi çizilmişti. Bunun tek istisnası Magnus Skarre oldu. Birilerinin diyaloglarda aptal yorumlar yapması lazım ki, Harry Hole ve Katrine Bratt akıllı yorum yapabilsinler. Buna itirazım yok. Nesbo Skarre'yi abartmış.

    Kar, kış, kardan adam, soğuk karlı geceler vs... Atmosfer iyi verilmişti.

star_border
August 04, 2019 13:43
Ekin Açıkgöz, Kardan Adam kitabına 9 puan verdi.
comment
February 01, 2019 16:21
Ekin Açıkgöz, Yıkım’a Giden Adam adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentBilimkurgu ile polisiyenin mutlu evliliği

    Çok özel bir kitap. Bilimkurgu ile polisiyenin mutlu evliliğinin meyvesi. Okunması gereken bir klasik.
    Evrenin en güçlü adamı Ben Reich 24. yüzyılda adı bile duyulmamış bir suç işlemeye karar verir: Cinayet. Bunun için iyi bir kurgu yapması gerekiyordu tabii Reich'ın.

star_border
February 01, 2019 16:18
Ekin Açıkgöz, Yıkım’a Giden Adam kitabına 9 puan verdi.
comment
February 01, 2019 16:13
Ekin Açıkgöz, En Güzel Hayalet Hikayeleri adlı kitaba yorum yazdı.
  • comment?

    Aslında çok doğru yazarların öyküleri var bu derlemede.
    Fakat niyeyse bayılmadım ben bu kitaba. Neden olduğunu bilemiyorum. Öyküler kötü değildi ama, derlemede birbirleriyle etkileşimleri mi olmamıştı? İnanın bilemedim.
    Belki sonra edit ederim puanı/yorumu.
    Unuttuklarımı tekrar okuyayım diyorum, elim gitmiyor nedense. Bir vesileyle bana bu hissi yaşattığı için düşük puan verdim.

star_border
February 01, 2019 16:13
star_border
February 01, 2019 16:06
Ekin Açıkgöz, Korkunun Bütün Sesleri kitabına 8 puan verdi.
comment
February 01, 2019 16:06
Ekin Açıkgöz, Korkunun Bütün Sesleri adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentBir Derleme Klasiği

    Bilimkurgu / korku türleri için klasikleşmiş bir derleme. Sahaftan mı, bulursunuz, nerden edinirsiniz bilemiyorum ama kütüphanelerde bulunması gerekli.
    Keyifle okunan güzel öyküler. Ama hepsinin en iyi öyküleri mi? Emin değilim. Bu tartışma çok su götürür. Ben o topa girmem.
    Derlemenin içinde benim en sevdiklerim Ballard ve Vonnegut'unkiler oldu.

comment
January 31, 2019 15:55
Ekin Açıkgöz, Vampirle Konuşma adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentFilmi izlemiştiniz, kitabı da okuyun

    Vampir temasını edebiyata Bram Stoker getirdi, bu doğru. Ama temanın evrimi ve popüler kültürde bugün geldiği milyon dolarlık yer, Anne Rice sayesinde.

    Drakula tek bir karakterdi ve onunla karşılaşanların korku dolu bakış açılarından betimlenmişti. Halbuki Anne Rice vampirin kendisini özne alıyor. Böylece önceki yüzyılda yaratılan 'vampir' steryotipini de bitiriyor. Meğerse bir tane 'vampir' şablonu yokmuş.Vampirler de iyisiyle kötüsüyle, kıskancıyla, egosantrik olanıyla, mütevazı olanıyla birbirinden farklı karakterlermiş meğerse.

    İnsanların dünyasında yüzyıllarca devam eden hayatlarında vampirleri özne olarak okuyoruz. Büyüyemeyen küçük kız ve onun etrafındaki karakterlerin yıllar içindeki psikolojileri, mücadeleleri güzel anlatılıyor.

    Filmi zamanında çok ses getirmişti. Ama kitabı da iyi.

star_border
January 31, 2019 15:42
Ekin Açıkgöz, Vampirle Konuşma kitabına 8 puan verdi.
comment
January 30, 2019 15:57
Ekin Açıkgöz, Masal Masal İçinde adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentÇocuk kitabı olarak satılıyor ama çocuklara uygun değil

    Binbir Gece Masalları edebiyata harika bir model kazandırdı. Matematiksel işlemlerdeki parantezlere benzetiyorum ben bunu. Önce her parantezin kendi içindeki işlemleri yapmak gerekir. Bu model de böyle işte: Bir hikayenin içindeki bir karakter başka bir hikaye anlatmaya başlar ve onun içine gireriz. Sonra o hikayenin içindeki bir karakter de bir başkasını anlatır... Böyle böyle beş altı paranteze kadar ilerleniyordu.
    Ahmet Ümit de bu modelden esinlenmiş. Hikayelerde de aynı oryantalist tat var.
    Kahramanlarımız Padişah ve Veziri, A'nın başından geçenleri öğrenmek istediklerinde, A B'nin hikayesini öğrenmelerini ve gelip kendisine anlatmalarını şart koşuyor. B'nin hikayesini öğrenmek istediklerinde, bu sefer C'nin hikayesini öğrenmeleri gerekiyor. Böyle böyle öğrenilecek beş farklı öykü var. Güzel bir derleme olmuş.

    Fakat benim eleştirim şurada: Bu kitap 'usta kalemlerden çocuklara' filan gibi bir isimle çocuk kitabı olarak lanse ediliyor. Ben de çocuklarımı Ahmet Ümit ile tanıştırayım isteyerek aldım ve çocuklarla birlikte okuduk. Ancak çeşitli yerleri okurken önemli ölçüde sansürlemek veya atlamak zorunda kaldım. Atladığım yerlerdeki boşluklara çocuklar anlam veremeyip sordukları için oralara kendim bir şeyler uydurdum. Gerçekten belli yaşın altındaki çocuklara hiç uygun olmayan şiddet içeren sahneler var. Bir kedi katli sahnesi var epey vahşetli örneğin. Sonra karısının yanındaki adamı görünce karısının başka adamla yattığını zanneden bir koca var; ikisini de öldürüyor. Meğerse yanındaki kadının oğluymuş. Haydi gel de açıkla şimdi çocuklara...

star_border
January 30, 2019 15:56
Ekin Açıkgöz, Masal Masal İçinde kitabına 3 puan verdi.
comment
January 29, 2019 14:59
Ekin Açıkgöz, Altın Tabancalı Adam adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentFlemming Yorulmuş Artık

    Ian Flemming'in ölmeden önce yazdığı son James Bond romanı. Yayınlanması da vefatından sonra. Son romanlara doğru hafif depresifleştiği, yazdıklarını kendisinin de beğenmediği rivayet olunuyor. Altın tabancalı adamı okurken hissettim bunu. Kurgu tam olarak oturmuyor. Bond'un Scramanga'nın ekibine sızmasında bir anlamsızlık var. Kızı kurtarma ve aksiyon sahneleri hafif kalmış. Hikayeye ismini veren altın tabanca bile o kadar etkileyici sayılmaz.

    Neyse ki film versiyonunda altın tabancayı güzelce modifiye etmişler de, isminin hakkını verecek özellikle bir şeye dönüşmüş.

    (221B Dergi'deki Polisiyenin Ölümsüz Silahları köşesinde Ian Flemming'in roman karakterlerine kullandırdığı 'havalı oyuncaklar'ı iki kısım halinde yazdım. 17. sayıdaki birinci kısımda, James Bond'un tabancası Walther PPK'nın tuhaf hikayesi var. Bu kitaptan da alıntılar var. Yazının ikinci kısımı ise 19. sayıda olacak. James Bond roman ve filmlerindeki diğer eksantirik silahları inceleyeceğiz. Bunlardan bir tanesi de ikonik 'altın tabanca' elbette. İlgilisine duyrulur...

star_border
January 29, 2019 14:59
Ekin Açıkgöz, Altın Tabancalı Adam kitabına 6 puan verdi.
comment
January 29, 2019 14:00
Ekin Açıkgöz, Satori adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentkimse trevanian olamaz

    Don Winslow'a yeni Trevanian olmak isteyip istemediğini sormuşlar. Winslow da biraz tevazu göstermiş, 'kimse Trevanian' olamaz demiş; amma fazla da nazlanmamış. Haksız değil, bana da sorsalar böyle bir teklifi kaçırmak istemezdim sanırım...

    Evet, Satori, Şibumi efsanesini yaşamış okurlar için. Ölümsüz karakter Nicholai Hel ile yeniden birlikte olmak istiyorsanız buyurun Satori'ye... Fakat Satori, Nicholai Hel’in Şibumi’den sonraki değil, önceki hayatını konu ediyor. Hel’in hayatına dair Trevanian’ın açıkta bıraktığı, okurlarının ise kırk yıldır merak ettiği bir döneme açıklık getiriyor. Nicholai’ın 26 yaşında özgürlüğü karşılığında CIA’den kabul ettiği görev neydi? O macerada neler yaşandı? Trevaian’ın genel çerçevesini çizdiği hikâyenin içini dolduruyor Winslow. Tokyo’dan Çin’e, Çin’den Vietnam’a bir yolculuk...

    Winslow; 1951 ve ’52 yıllarının Asya’sını yeniden yaratmak ve okuyucunun olgunlaşmış bir karakter olarak tanıdığı Nicholai Hel’i yirmi altı yaşında genç bir adam olarak yeniden biçimlendirmek zorunda. Bu zorlu işin altından kalkabilmiş mi?

    Şibumi okuyanlar Nicholai’nin manevi babasını utançtan kurtardığı sahnede bir kurşun kalem kullandığını hatırlayacaklar. Hâlbuki Winslow bu olayı farklı anlatmış. Sadece buradan bir tam puan kırdım! Nihai notum on üzerinden altı. Trevanian gibi bir efsaneyi devam ettirme cürretindeki bir roman için çok iyi bir not bu. Çünkü Winslow’un da dediği gibi, hiç kimse Trevanian olamaz.

    (İlave not: Şibumi'nin efsanevi karakteri Nicholai Hel'in gizemli sanatı 'Çıplak Öldürme'yi ve emprovize silahları (etraftaki sıradan nesneleri suikast silahı olarak kullanabilir miyiz?) 221B Dergi'deki Polisiyelerin Ölümsüz Silahları köşesi için yazdım. 16. sayıda. Hem yazarla, hem kitapla, hem karakterle hem de emprovize silah olgusuyla ilgili enteresan gerçekleri okuyabilirsiniz. Bu yazının içinde Satori ve Don Winslow'un yazarlık kariyeriyle ilgili bilgiler de var.)

star_border
January 29, 2019 14:00
Ekin Açıkgöz, Satori kitabına 6 puan verdi.
comment
January 28, 2019 16:03
Ekin Açıkgöz, Christine adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentBest of Stephen King...

    Shephen King'in gençlik zamanında yazdıkları gibisi yok.
    Bence Christine en iyi King romanlarında ilk beşte olmalıdır. Harika bir korku fikridir her şeyden önce. Bu bir klasik!
    Bu kitabı yüz yıllar önce okudum ve tüylerimi diken diken eden, gece tuvalete giderken koridordaki ışığı açma gereği hissettiren her sahnesi halen aklımdadır.
    Kıskanç, güzel ve kinci Christine...

star_border
January 28, 2019 16:03
Ekin Açıkgöz, Christine kitabına 10 puan verdi.
comment
January 28, 2019 15:57
Ekin Açıkgöz, Kaiken adlı kitaba yorum yazdı.
  • comment

    Yani, ne bileyim... Grange yaşlanıyor galiba. Ya da seri üretime mi geçti?
    Grange her zaman daha önce işlemediği farklı bir konu buluyor, farklı ülke ve kültürlere bizi götürüyor. Kaiken'de bu konuda bir sıkıntı yok.
    Dedektifimiz hamile kadınları ve bebeklerini katleden bir seri katilin peşinde ve katilin kim olduğunu bildiğinden de emin. Onu iş üzerinde yakalaması lazım. Diğer taraftan bu dedektifin karısı Japon ve konunun ilerleyen kısımlarında olay Japon kültürüne doğru kayıyor.
    Sıkıntı şu: Kızıl Nehirler, Leyleklerin Uçuşu gibi ilk kitapları unutulmazdı. 20 yıl geçsin, ne okuduğunuzu hatırlardınız. Grange'nin yeni kitapları öyle değil nedense. Sürükleyicilik de azaldı sanki...

star_border
January 28, 2019 15:51
Ekin Açıkgöz, Kaiken kitabına 6 puan verdi.
comment
January 25, 2019 16:03
Ekin Açıkgöz, Fener Balığı adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentÇok iyi bir 'police procedural' örneği

    Yerli polisiye candır.

    Nuray Atacık'ın yeni kitabı çıkmış. Çok sevindim! Fener Balığı'na bayılmıştım. Sırada Bukalemun var.

    Birkaç maddede toparlamak istiyorum düşüncelerimi:

    - Fener Balığı kesinlikle basit olmayan bir olay örgüsüne sahip. Birden fazla suçun birbirine karıştığı sağlam bir suç romanı. Sonu da okuyucuyu tatmin ediyor.
    - Çok fazla sayıda (hem polis, hem 'subject' olmak üzere) karakter var. Fakat Nuray Atacık bu kadar kalabalık karakter kadrosundaki herkesi okuyucunun kafasını karıştırmadan ve derinlikli şekilde vermeyi başarmış. Zor bir iş.
    - Fener Balığı çok iyi bir 'police procedural' polisiye örneği. Amerikanlaşma tuzağına düşmeden, Türk polis teşkilatında yabancılaşmadan yazılmış. Diğer taraftan olayı yerli dizi romantizmine de çevirmemiş, modern teknolojilerin kullanımını atlamamış, mevzuat gerçeğini kulak arkası etmemiş. Her şey kararında.
    - Diyaloglar çok gerçekçi. Karakterler bu yüzden yapay değiller. Küfür etmesi gerekenler gerektiği yerde ediyor, argo konuşması gerekenler gereketiği yerde konuşuyorlar. Abartı yok. Yine her şey kararında.

    Velhasılı, Nuray Atacık çok başarılı. Devamını diliyorum içtenlikle.

    (Not: Kitabın isminin neden Fener Balığı olduğunu anlayamadım. Bir tek orası muamma kaldı benim için :) Bir vesileyle Nuray Hanım'a sorabilirim inşallah.)

star_border
January 25, 2019 16:02
Ekin Açıkgöz, Fener Balığı kitabına 10 puan verdi.
comment
January 25, 2019 14:25
Ekin Açıkgöz, Ruhi Mücerret adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentKurgu ilk iki romandan daha güçlü

    Murat Menteş'in üçüncü romanı.

    İlk romanını okudum, Murat Menteş'in anlatım tarzına bayıldım. Sonra her kitabını çıktıkça okur oldum.

    "Sözcüklerle yaptığınız oyunlar..." gibisinden bir şey sorulduğunda Menteş, "Nimetle oyun olmaz." demişti. O yüzden Menteş'in tarzını 'söz oyunları' olarak nitelemek istemiyorum. Fakat başka da nasıl anlatabilirim bilemiyorum. Çok farklı bir kalem, benzeri yok. Mutlaka okumak lazım.

    100 yaşını aşmış Ruhi Mücerret bir reklam makinesine dönüşüyor. İlk iki romanından daha derli toplu bir kurgu olduğunu düşünüyorum. Sonu ve anafikir güzel bağlandı. Bir popüler kültür eleştirisi aynı zamanda.

    Diğer romanlarda anlatım tarzı ve dil kurgunun önüne geçiyordu. Bu romanda anlatım tarzı ve dil hiçbir şey kaybetmediği gibi, kurgu da güçlenmiş bence. Ayrıca din ve felsefe üzerine daha fazla sohbet ve gönderme var.

star_border
January 25, 2019 14:25
Ekin Açıkgöz, Ruhi Mücerret kitabına 9 puan verdi.
comment
January 25, 2019 14:20
Ekin Açıkgöz, Korkma Ben Varım adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentHikaye bahane, Menteş okumak yine şahane

    Murat Menteş'in ilkinci romanı. İlk romanını okudum, Murat Menteş'in anlatım tarzına bayıldım. Sonra her kitabını çıktıkça okur oldum.

    "Sözcüklerle yaptığınız oyunlar..." gibisinden bir şey sorulduğunda Menteş, "Nimetle oyun olmaz." demişti. O yüzden Menteş'in tarzını 'söz oyunları' olarak nitelemek istemiyorum. Fakat başka da nasıl anlatabilirim bilemiyorum. Çok farklı bir kalem, benzeri yok. Mutlaka okumak lazım.

    Hayati Tehlike sevdiği Şebnem Şibumi ve Gerçek ile mutlu bir hayat sürmek istiyor. Ancak peşinde farklı nedenlerden dolayı bir sürü karakter var: Fu, Müntekim, mafya...

    (Yıllar sonra edit: Velhasıl hikaye okurken çok eğlenceliydi. Belki o zaman da bir tık dağınık gelmişti bana. Ama sonradan (anlatının damağımda harika bir lezzet bıraktığını çok iyi hatırlamama rağmen) kurguda ne olup bittiğini anımsayamadım bir türlü. Dili, anlatım tarzı kurgunun kesinlikle önüne geçiyor. Orası net.)

    Şibumi göndermesine ayrıca dikkat edilmeli.

star_border
January 25, 2019 14:10
Ekin Açıkgöz, Korkma Ben Varım kitabına 8 puan verdi.
comment
January 25, 2019 13:57
Ekin Açıkgöz, Dublörün Dilemması adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentHikaye bahane, Menteş okumak şahane.

    Murat Menteş'in ilk romanı. İlk okudum, Murat Menteş'in anlatım tarzına bayıldım. Sonra her kitabını çıktıkça okur oldum.
    'Sözcüklerle yaptığınız oyunlar...' gibisinden bir şey sorulduğunda Menteş 'Nimetle oyun olmaz.' demişti. O yüzden Menteş'in tarzını 'söz oyunları' olarak nitelememek lazım. Fakat başka da nasıl anlatabilirim bilemiyorum. Çok farklı bir kalem, benzeri yok. Mutlaka okumak lazım.

    Dublörün Dilemması'nda aynı anda iki farklı yerde bulunması gereken kişiler için yüz değiştirme maskesi kullanarak dublörlük yapan Nuh Tufan'ın macerası anlatılıyor. Müşterisi Ferruh'un gizli ajandası, peşindeki adamları atlatmak.

    (Yıllar sonra edit: Velhasıl hikaye okurken çok eğlenceliydi. Belki bir tık dağınık gelmişti bana o zaman da. Ama sonradan (dilin damağımda harika bir lezzet bıraktığını çok iyi hatırlamama rağmen) kurguda ne olup bittiğini hatırlayamadım bir türlü. Dili, anlatım tarzı hikayenin kesinlikle önüne geçiyor. Orası net.)

    İlaveten: Kapaktakiler de Alper Canıgüz ve Onur Ünlü. Hepsi birbirinin arkadaşıydılar. Birlikte Afili Filintalar internet sitesini kurmuşlardı. 'Afili Filintalar' ismi de bu kitaptan geliyor.

star_border
January 25, 2019 13:52
Ekin Açıkgöz, Dublörün Dilemması kitabına 8 puan verdi.
favorite_border
January 25, 2019 13:40
Ekin Açıkgöz, John Le Carre adlı yazarı favori yazarlarına ekledi.
favorite_border
January 25, 2019 13:39
Ekin Açıkgöz, İsmail Güzelsoy adlı yazarı favori yazarlarına ekledi.
favorite_border
January 25, 2019 13:39
Ekin Açıkgöz, Agatha Christie adlı yazarı favori yazarlarına ekledi.
favorite_border
January 25, 2019 13:39
Ekin Açıkgöz, Frederick Forsyth adlı yazarı favori yazarlarına ekledi.
star_border
January 23, 2019 15:09
Ekin Açıkgöz, Rukas Perde Açılıyor kitabına 10 puan verdi.
favorite_border
January 23, 2019 15:09
Ekin Açıkgöz, Rukas Perde Açılıyor adlı kitabı favori kitaplarına ekledi.
favorite_border
January 23, 2019 14:22
Ekin Açıkgöz, On Küçük Zenci adlı kitabı favori kitaplarına ekledi.
star_border
January 23, 2019 14:20
Ekin Açıkgöz, Bahçıvan kitabına 10 puan verdi.
star_border
January 23, 2019 14:20
Ekin Açıkgöz, Sıkı Dostlar kitabına 10 puan verdi.
favorite_border
January 23, 2019 14:20
Ekin Açıkgöz, Sıkı Dostlar adlı kitabı favori kitaplarına ekledi.
favorite_border
January 23, 2019 14:19
Ekin Açıkgöz, Bahçıvan adlı kitabı favori kitaplarına ekledi.
favorite_border
January 23, 2019 14:19
Ekin Açıkgöz, İntikam Gönüllüsü adlı kitabı favori kitaplarına ekledi.
favorite_border
January 23, 2019 14:19
Ekin Açıkgöz, Muhteşem Hata adlı kitabı favori kitaplarına ekledi.
favorite_border
January 23, 2019 14:19
Ekin Açıkgöz, Fısıldayan Rüzgar adlı kitabı favori kitaplarına ekledi.
star_border
January 23, 2019 14:19
Ekin Açıkgöz, Fısıldayan Rüzgar kitabına 10 puan verdi.
favorite_border
January 23, 2019 14:18
Ekin Açıkgöz, Kedi Beşiği adlı kitabı favori kitaplarına ekledi.
comment
January 23, 2019 14:17
Ekin Açıkgöz, Trendeki Kız adlı kitaba yorum yazdı.
  • comment

    The Gone Girl ve benzerleri gibi. Yeni bir akım bu. Banliyöde yaşayan orta yaşına yaklaşmış şehirlilerin evliliklerine, ilişkilerine ve mahalledeki yaşamlarına dair gerilimler.

    İşte İngiltere banliyösünden bir versiyon, Trendeki Kız. Alkolizmin pençesindeki, kendisini sevmeyen ve hayatının geldiği noktadan memnun olmayan kızcağızımız her gün banliyödeki evine trenle gidiyor. Gelip geçerken de eski yaşadığı evi ve komşularını dikizliyor.

    Bir kaybolma üzerine olaylar gerilimli bir hal alıyor. Karakterimizin önemli şeyleri unutması da gerilimi tırmandırıyor.

    Bütünlüklü bir hikaye. Temsil ettiği akımın iyi bir örneği. Benim en sevdiğim janr değil; ama daha epey gideri var bu akımın sanırım.

star_border
January 23, 2019 14:17
Ekin Açıkgöz, Trendeki Kız kitabına 7 puan verdi.
comment
January 23, 2019 13:53
Ekin Açıkgöz, Şampiyonların Kahvaltısı adlı kitaba yorum yazdı.
  • comment

    Kurt Vonnegut'tan Amerikan kültür ve yaşamı üzerine bir roman. Otobiyografik öğeler de var.

    Vonnegut'un kahramanı Kilgore Trout'un, delirmenin eşiğindeki bir araba satıcısı olan Dwayne Hoover'la karşılaşma öyküsü. Pek çok başka karakterin daha minik öyküleri... pek çok iç içe geçmiş örüntü...

    Yazar, kitabı yazdığını ve karakterin babası olduğunu hatırlatıyor bize.
    Vonnegut okumak her zaman benzersiz bir deneyim. Ama 'Kedi Beşiği'nin bende yarattığı hisleri yaratmadı.

    Not: Ben bu kitabı April Yayıncılık'ın baskısından okudum. Bir Algan Sezgintüredi çevirisi idi. Çeviri de bir o kadar keyifliydi. Bulabiliyorsanız bu versiyonu tercih edin.

star_border
January 23, 2019 13:52
comment
January 23, 2019 13:47
Ekin Açıkgöz, Kedi Beşiği adlı kitaba yorum yazdı.
  • comment

    One of Lifetime favorites!

    Okuduğum en harika kitaplardan biri. Neden ve nasıl harika olduğunu anlatmak zor.
    - Buz dokuz mükemmel bir scifi fikri.
    - Calipso'lu inanç sistemi mükemmel.
    - Karakterler çok iyi, kan bağı olanların ilişkilerindeki tuhaflıklar harika.
    - Kurt Vonnegut'un kalemi, esprileri olağandışı.
    Hepsinin birleşiminden tarifi zor, şahane bir şey olmuş. Bu kadar eğlenceli bir kıyamet hikayesi daha yazılmamıştır.

star_border
January 23, 2019 13:46
Ekin Açıkgöz, Kedi Beşiği kitabına 10 puan verdi.
star_border
January 23, 2019 13:41
Ekin Açıkgöz, Yıldız Cinayetleri kitabına 8 puan verdi.
comment
January 23, 2019 13:41
Ekin Açıkgöz, Yıldız Cinayetleri adlı kitaba yorum yazdı.
  • comment

    Metin Çakır nevi şahsına münhasır çok eğlenceli bir dedektif. Tunaboylu'nun bu karakteri devam ettirmesi gerekiyormuş gerçekten de. Esprili bir dil, hızlı bir akış. Keyifle okunan bir polisiye.
    İstanbul'un türlü mahallelerinde her türden insanın dahil olduğu heyecanlı bir macera.

comment
January 23, 2019 13:37
Ekin Açıkgöz, Değmez adlı kitaba yorum yazdı.
  • comment

    Yerli polisiyede İsmail Güzelsoy'un benim için yeri çok ayrı.

    Yine masal gibi bir roman. Doğu Anadolu'nun karı-buzuyla başlıyoruz. Harika gotik bir atmosfer, Poe'ya övgü niteliğinde. Kargalar da öyle...

    Faruk Ferzan ve onu kurtaran Doslar. İki tarafın da geçmişlerini öğreniyoruz. 'Doslar'ın travmatik ve acı başlayan ama kardeşlik ve dayanışmayla devam eden öyküleri... Faruk Ferzan'ın fennî sihirler ile başlayan, İstanbul'daki hayatı ve aşkı bulmasıyla devam eden öyküsü...

    Karanlık ve karamsar olması gerekir diye düşündüğünüz atmosferlerde alabildiğine umut dolu ve iyimser duygularla bitirdiğim bir roman. İsmail Güzelsoy işte böyle duygular yaşatıyor.

    Bu kitapla ilgili tek bir eleştirim var. 'Değmez' diye noktalanan çeşitli düşünce, görüş ve diyaloglar var. Olması da doğal, kitabın mesajı bu. Ama bu 'değmez'ler fazla geldi bana. Metnin içinde 'değmez' geçirmek için gereğinden bir tık fazla çabalanmış gibi hissettim. Bir veya en fazla iki yerde olsa daha çarpıcı olacaktı. (Bunun en iyi örneği için bkz. Hakan Günday / Daha)

star_border
January 23, 2019 13:37
Ekin Açıkgöz, Değmez kitabına 9 puan verdi.
comment
January 23, 2019 12:12
Ekin Açıkgöz, Kan ve Gül adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentOtobiyografik bir zamanda yolculuk polisiyesi

    Gerçekten de bir dejavu.

    Eski bir arkadaşıyla öğrencilik günlerine dair sohbet ederken, geçmişte yaşanmış bir cinayeti yeni öğrenir karakterimiz. Sonra da doğaüstü bir şekilde o günlere döner. Zamanda yolculuk temasına takılmayın, başka doğaüstü bir durum yok. Geri kalanı kahramanın olayı, nedenini ve faili çözmeye / önlemeye çalışmasıyla gayet polisiye olarak devam ediyor.

    Alper Kamu'yu okumayacağınız bir Alper Canıgüz.

    Kendi öğrenciliğine göndermeler olmasından hareketle bir miktar otobiyografik öğeler barındıran bir roman olduğu kanaatindeyim.

    Keyifle okudum.

star_border
January 23, 2019 12:12
Ekin Açıkgöz, Kan ve Gül kitabına 9 puan verdi.
comment
January 23, 2019 12:01
Ekin Açıkgöz, Gizemli Melodi adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentJohn Le Carre için vasat

    John Le Carre'nin her romanında dünyanın başka bir yerindeki conflict'i alıyor, zamanın politik dinamikleri için hikayeleştiriyor. O bu işin büyük üstadı. O kadar ve o kadar iyi ki; kitap diğerlerinden azıcık daha az iyi olursa, Le Carre'ye yakıştıramıyoruz. Okuyucu beklentisi çok yüksek. Çıtayı kendisi yükseltti.
    Salvo ne beyaz ne de siyah bir karakter. Kapaktaki zebra onu sembolize ediyor. Salvo ne İngiliz ne de Afrikalı. Le Carre'nin pek çok karakteri gibi o da arada kalmış, özünde iyi olmaya çalışan bir karakter.

    Bu sefer Doğu Kongo'ydayız. Kongo'nun politikasındaki ipleri çekmeye çalışan Anglo-saksonlar, Afrika ülkelerindeki darbeler... Konu çok iyi. Ama her nedense öykü diğer Le Carre öyküleri gibi içine çekmedi, sarmadı beni. Her Le Carre kitabını bitirdikten sonra 'vay anasını arkadaş!!!' derken, bu kitapta diyemedim. :( Hatta sonundaki ince espriye de vakıf olamadım dersem yeridir.

star_border
January 23, 2019 11:53
Ekin Açıkgöz, Gizemli Melodi kitabına 6 puan verdi.
comment
January 23, 2019 11:29
  • comment

    Üçlemenin sonuncu kitabında tüm tarihçeler öğreniliyor, hikaye yerli yerine oturuyor.

    Sonda yine ağırdan alınmış bir kaç yüz sayfa var. Ana karakterlerin 'şimdi biz neyiz' sorunsalıyla uğraşıyoruz. Ama bu başta 200 safya sonda 100 sayfa tampon, Larsson tarzı demek ki; artık onu anladık.
    Bu yüz sayfadan önce, konu açıklığa kavuşmadan hemen önce, aksiyonun tırmandığı ada sahneleri çok akılda kalıcı.
    Üçleme için güzel bir bitiriş olmuş.

    Adamcağız vefat ettikten sonra biri el attı da dördüncüyü yazdılar, yayınladılar. Ben okumadım onu. Bence tadında bırakmak lazım.

star_border
January 23, 2019 11:23
star_border
January 22, 2019 14:22
Ekin Açıkgöz, Ölümle Randevu kitabına 8 puan verdi.
star_border
January 22, 2019 14:17
Ekin Açıkgöz, Ölüm Kadar Basit kitabına 7 puan verdi.
star_border
January 22, 2019 14:06
Ekin Açıkgöz, Altın Sahili kitabına 8 puan verdi.
comment
January 22, 2019 14:02
Ekin Açıkgöz, Kurt Sığınağı adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentEğlencelik

    Osman Aysu, Türkiye'de yerli polisiye yazının yaygınlaşmasında büyük emekleri olan bir yazar.
    Fakat tarzı bana hitap etmiyor her zaman.
    Bu kurguyla ilgili kafama yatmayan çok şeyler var. Bir insan nasıl hiç tanımadığı hem de başka milletten bir insanın yerine geçebilir?
    Küçük kız merakı olan antik eser koleksiyoncusu kötü adam gibi klişelere kafanızı toslayacaksınız. Vaktiniz bolsa, kolay akan eğlencelik bir şeyler okumak istiyorsanız, budur.

comment
January 22, 2019 13:57
Ekin Açıkgöz, Bıçak Sırtı adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentHep aynı şeyi okuyormuş gibiyim

    Osman Aysu'nun Türkiye'de poliye yazının bilinirliğinin artırılmasında oynadığı rol büyük.
    Ve fakat yazdıkları fazlasıyla birbirinin aynı.
    Osman Aysu akıcı yazan bir yazar. Fakat, kitapları bir seri üretim fabrikasından çıkma gibi. Özellikle Bıçak Sırtı'nda pek çok klişe var. Gazeteci kız, sapık katil, ezberlediğimiz bıçaklama sahneleri, son sahnenin geçtiği konak, vs. Çevirdiğiniz her sayfayı ezbere biliyormuş gibi oluyorsunuz. Veya TV'de bir Amerikan aksiyonu seyrediyormuş gibi...

star_border
January 22, 2019 13:45
Ekin Açıkgöz, Ölüm Büyüsü kitabına 10 puan verdi.
star_border
January 22, 2019 13:03
Ekin Açıkgöz, Afgan kitabına 7 puan verdi.
comment
January 22, 2019 13:01
Ekin Açıkgöz, Deliliğin Dağlarında adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentHarika bir atmosfer ama nedense zorlandım

    Bir kitabın mekan, zaman ve hissettirdikleri bakımından okuycuyucu çepeçevre sarması ender oluyor. Bu kitapta bu duyguyu çok net yaşadım.
    Akılda kalıcı ve şaşkınlık uyandırıcı bir korku hikayesi. Tuhaf şehire dair tüm betimlemeler, kar-buz ve korku, yaratıkların betimlenmesi unutulmaz!
    Tek kelimeyle bir klasik. Özellikle korku takipçilerinin başucu kitabı olarak bulundurması şart.
    Amma ve lakin ben bu kitabı okurken çok zorlandım. Kısacık da bir kitap ama sanki ansiklopedi okuyormuşum gibi elimde uzadı da uzadı... Neden olduğunu teşhis edemiyorum. Kitabın kendisinden kaynaklı hiçbir şey söyleyemiyorum. Belki çeviriden, belki de benim o zamanki ruh halimden...

star_border
January 22, 2019 12:40
Ekin Açıkgöz, Deliliğin Dağlarında kitabına 9 puan verdi.
comment
January 22, 2019 12:38
  • commentRomanları Okumuş Olmak Lazım

    İki roman iki farklı çizer tarafından yeniden üretilmiş. Her ikisinin de üslubu çok keyifli. Zevkle okudum. Zenci bibloları favorim.

    Lakin, On Küçük Zenci benim belki on beş kere okuduğum, neredeyse ezbere bildiğim bir romandır. Dolayısıyla onu okurken akışta bir zorlanma hissetmedim. Fakat Mavi Trenin Esrarı (daha önce okumuş olmama rağmen) kurgunun detaylarını unuttuğum bir romandı. Unutmuş olarak çizgiromandan okuyunca bazı yerlerde ne olup bittiğini tam anlayamadım. Bazı detaylar atlanmış ve/veya hızlı geçilmiş. Bu gözle bakınca, On Küçük Zenci için de aynı eleştiriyi yapmak mümkün. Ben kurguya çok hakim olduğum için bu atlamalar beni rahatsız etmemiş sadece.

    Dolayısıyla bu seriyi Agatha romanlarını halihazırda okumuş olanların, çizgi versiyondan alacakları sanatsal zevk için okumalarını öneririm. Romanı okumayanların kurgunun güzelliğini kaçırma riski yüksek.

star_border
January 22, 2019 12:33
comment
January 22, 2019 12:28
Ekin Açıkgöz, Afgan adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentForsyth'ın Hastalandığı Bir Zamana Denk Gelmiş Olabilir

    Afganistan'da neler oluyor?
    Afgan halkının o topraklardaki tarihini öğrenmeden bugün ne olduğunu tam olarak anlamaya imkan yok. Doğrusu neymiş öğrenmek istiyorum ama akademik makale okuyacak mecalim yok diyenin imdadına Forsyth yetişiyor.

    Malumunuz Forstyh her türlü politik conflict'e dair okuyucularına bilgiyi gerçekçi bir üslupla sunan harika bir yazar. Çünkü o bir conflict bölgesi muhabiri, bir araştırmacı gazeteci aslen. Ve fakat aynı zamanda da mükemmel bir hikaye anlatıcısı. Bu iki özelliğini birleştirdiğinde başyapıtlar koyuyor ortaya.

    Afgan'da Afganistan'daki etnik aşiretleri, bunların neden birleşip bütün olarak hareket edemediklerini, Afgan Rus savaşını ve Taliban'ın doğuşunu okuyup öğreniyoruz. Özellikle Taliban ile ilgili çok çok ilginç şeyler öğrendim.

    Ancak bu kitapta her nedense Forsyth'ın hikaye anlatıcılığı her zamankinden zayıf kalmış. İnsanın kendine kaptıracağı bir kurgu bulamadım bu romanında. Karakterle de pek bütünleşemedim. Forsyth'ın muhteşem twist'li sonlarını, şahane kurgusunu aradım. Bulamadım.

star_border
January 22, 2019 12:12
Ekin Açıkgöz, Yatır kitabına 7 puan verdi.
star_border
January 22, 2019 12:12
Ekin Açıkgöz, Muska kitabına 6 puan verdi.
comment
January 22, 2019 12:09
Ekin Açıkgöz, İkinci Mesih adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentBol gezmeli, keyifli bir macera

    Glenn Meade Türkiye'ye kitap fuarına geldiğinde imzalatma şansım oldu bu kitabı. Benim için önemliydi çünkü bu kitabı GETEM'in sesli kitaplar kütüphanesi için seslendirmiştim. Sağolsun kendisi de ilgi gösterdi ve hatta fuar dönüşü bana küçük bir teşekkür e-postası attı. Alçak gönüllü ve sempatik bir yazar.

    Heyecanlı, maceralı bir Meade. Ortadoğu'dan Vatikan'a uzanan bir macera. Meğerse İsa Mesih tarihi bizim bildiğimiz gibi değilmiş ve bu konuda gizli antik parşömenler varmış. Bu parşömenlerin peşinde de iyisi, kötüsü, yakışıklısı, güzeli, çirkini...

    Keyifli bir macera.

star_border
January 22, 2019 12:09
Ekin Açıkgöz, İkinci Mesih kitabına 7 puan verdi.
comment
January 22, 2019 12:02
Ekin Açıkgöz, Yatır adlı kitaba yorum yazdı.
  • commentDoğaüstü Kötüleri Yenme Görevi Yine Sarp'ın

    Muska'nın algıları açık çocuk karakteri Sarp Sapmaz büyümüş.
    Bodrum katında gül desenli yer taşları olan eski bir ev. Evin etrafında farklı ajandaları olan çeşitli karakterler. Gül desenlerine maruz kalanların başına kötü şeyler geliyor tahmin edeceğimiz gibi. İçerideki doğaüstü kötülük ile mücadelede görev yine Sarp'a düşüyor.
    Korku-fantazya'da önemli bir isim olan Sadık Yemni'nin epeyce hacimli bir kitabı. Ama gözünüz korkmasın. Bu kitaptaki kurguyu Muska'ya göre daha derli toplu buldum.
    Sonu sürprizli çıktı. Beklemediğim bir son oldu. Bu sonu beğendim mi? Emin değilim.
    Keyifle okudum.

    (Bu kitabı GETEM sesli kütüphane projesi için seslendirdim.)

star_border
January 21, 2019 15:43
Ekin Açıkgöz, Yukarı Kattaki Çığlık kitabına 10 puan verdi.
star_border
January 21, 2019 15:38
Ekin Açıkgöz, Dokuz Düğümlü İp kitabına 7 puan verdi.
favorite_border
January 21, 2019 15:37
Ekin Açıkgöz, Smilla ve Karlar adlı kitabı favori kitaplarına ekledi.