menu

Bağdattaki Randevu ( 4.0/10)
Orjinal Adı:
They Came to Baghdad (1951)
Yazar:
Yayınevi:
Ak
Yayın Tarihi:
Çevirmen:
-
Grafik Tasarım:
-
Karakterler:
-
Kitap Serileri:
Sizin Puanınız:

Polisiye türünün başarılı isimlerinden biri olan Agatha Christie, Bağdat'a Geldiler de ilginç bir ikiliye dikkat çekiyor: ABD ile SSCB. Yazar, romanın ana kurgusunu bu iki büyük gücün bitmek tükenmek bilmeyen ekonomik savaşları üzerine kuruyor. Süper güçlerin gizli toplantısının Bağdat'a yapılmasına karar verilmiştir. Ancak Bağdat, toplantının ve daha da önemlisi Dünyanın geleceği için hiç de güvenli bir yer değildir. ABD ve SSCB gizli ajanları uzun yıllardır sürdürdükleri ölüm-kalım savaşına Bağdat'ta devam etmeye kararlıdırlar ve hiç aksatmadan planlarını kurmaya başlamışlardır. Bu kez romanın bilmecesini çözmek ise genç bir kahramana düşecektir; şüphesiz yazar böyle istemiştir ve Christie'nin diğer kahramanları kadar ünlü olmasa da Victoria da en az onlar kadar akıllı ve iş bitiricidir. Victoria Jones Bir İngiliz olan Victoria, sevimli, yaramaz ve bir o kadar da sekreterlik konusunda yetersiz bir genç bayandır. O, insanları taklit etmeyi ve sık sık -bunların çoğu hayal gücünün ürünüdür- yalan söylemeyi sever. İşinden kovulduğu bir sabah kaderinin ona hayal gücünü sonuna kadar kullanabileceği bir çizgi çektiğinin farkında değildir; ta ki yakışıklı genç Edward ile tanışıncaya kadar... İki genç FitzJames Parkı'nda karşılaşırlar. -Bundan sonra yazarın, hem okuruna hem de Victoria'ya büyük bir sürprizi olacaktır.- Çünkü her şey iki büyük gücün ajanları tarafından çok önceden planlanmıştır. Diğer önemli kahramanlar arasında Bay Dakin ve hayatını dünyanın barışı uğruna yitiren Henry Carmichael -romanın kilit kahramanı- de vardır. Romanın kurgusu içinde bir parça komünizm de işlenir; adını Zeytin Dalı koyduğu bir kurum da yazarın komünizm yaklaşımından payını alır. Barış için savaş Söz konusu olan Çin, Türkistan, Kürdistan ve Irak yolculuklarında Carmichael'in topladığı gerçek kanıtlardır ve bunların tümü metal cevherleri ile yüksek uranyum üzerinedir. Fakat, bu yer altı zenginliklerini elde etmek için büyük bir dünya savaşını göze almaktan kaçınmayan ajanların planları ne yazık ki suya düşer. En azından yazar böyle olmasını istemiş ve okura tüm bunları büyük bir hızla anlattığı heyecanlı bir polisiye sunmuştur. Romanın son sayfasında karşımıza çıkan ve şüphesiz şaşırtıcı kahramanlardan biri olan- Şeyh Hüseyin el Ziyara ise 'barış'ı kendi dilinde ve kendi yaşam gerçekliği ile savunur. -Bu arada sonucun barış olmayacağını yine romanın son cümlesinde belirtmekten de kaçınmaz yazar; Bir anlık sessizliğin ardından ince bir ses bürokrasinin o umursamaz kişiliksizliğiyle konuştu: Bu gerçekler ABD Başkanı ile SSCB Lideri'ne iletilecektir... Romanın en mutlu kahramanı ise Victoria'dır; genç kahramanını aşkın sürükleyip getirdiği Bağdat'a yalnız bırakmaz Agatha Christie. Victoria'yı yeni bir iş ve yeni bir aşk beklemektedir.
Diğer Baskıları

Nopic Nopic


Yorumlar


Bağdat
January 03, 2006 14:47

Kitabı okurken bir tuhaf hissettim kendimi Bağdat tasvirleri yüzünden, şimdi nasıl kimbilir, neyse ben kitabı ilk okuyuşumda Bağdat'ta Buluşalım olarak çevrilmişti, daha uygundu bu isim sanki.Köşkte'ki Esrar'a benzettim nedense kitabı, siyaset, büyük yeni dünya idealleri olan deliler..Güzel bir kitap özellikle Viktoria çok sevimliydi yalanlarıyla.


Casus romanları cinayet romanları kadar iyi değil
May 17, 2006 16:01

Agatha Christie'nin casus kurgularını, cinayet kurguları kadar doyurucu bulmuyorum. Tüm Agatha'ları okumaya meraklıysanız elbette kaçırmayın. Fakat böyle bir motivasyonunuz yoksa, Bağdat'a Geldiler romanı benim tavsiye edeceğim bir Christie değil.


siyasi kurgular
August 10, 2006 11:29

Christienin cinayet romanları içinde tabiki beğenilmeyenler,çok ağır bir tempoda işleyenler vardır ama eninde sonunda cinayet kurgusu açısından kendini tekrarlamayan ve orijinalliğini koruyan tarzı mutlaka ağır basar.Casus yada siyasi kurgular açısından bunu söylemek pek mümkün olmuyor malesef.İşin içine siyaset ve farklı ülkeler girince ortada büyük planlar,şaşalı organizasyonlar aranıyo belki de ister istemez,bu noktada christie kendi anlatmak istediğine yoğunlaşarak diğer casus kitaplarına ve kendi cinayet romanlarına nazaran zayıf diyebileceğimiz bir kurgusallık yaratmış.


Yorum yaz
mode_edit