Yabancı, ona tekrar vurdu. Hem de vahşicesine, Wilfred Arlen, inleyerek tokmağı bıraktı,
Yabancı, tatlı tatlı, «Beni tanıdınız değil mi?» diye sordu. İşte bu çok fena.»
Arlen, deli gibi yumruğunu salladı. Yabancıya vurabildi ama adama bir şey yapamadı. Tekrar atıldı. Fakat bu sefer, yumruğu diğer pencereye isabet etti. Canı fena halde yandı. Sonra bir alev göründü, o kadar!
(Arka Kapak)
YAKIŞIKLI WEST IN ELINDE ŞU IP UÇLARI VARDI:
carterdicksondan özür dileyerek başlıyorum
çünkü konusunu anlattığım kitap tahmin ettiğim gibi buydu
arkadaşın teki otostop çekerek önüne kim gelirse biçiyor en başta
ama işin öyle olmadığını sayfalar ilerleyince anlıyoruz
ölenlerin arasında belli bir ortak nokta oluşuyor
bu ortak noktayı bulunca zaten katil de ortaya çıkıyor;);)
Karanlıkta Dört Ölü ve Karanlıktaki Gölge aynı kitaplar.
The Dark Shadow
duyurulur
Ben kitabı, Altın yayınevi'nin başka bir baskısından okumuştum. İsim ve seri numarası aynı olmasına rağmen, kapak resmi buradakinden farklı ve içinde basım yılı vs'le ilgili hiçbir bilgi yeralmıyor.
Neyse roman, gayet heyecanlı ve akıcı olmasına rağmen Gönül Suveren'in çevirisinin yer yer bu akıcılığı sekteye uğrattığını da belirtmek lazım. Özellikle hareketli sahnelerde, çok kopuk ve tempoyu bozan bir çeviri anlayışı var Suveren'in.
Bence tarzı, sadece saf cozy'lerde başarılı olabilir; bu kitap gibi az da olsa hareketli sahneler içeren metinlerde resmen çuvallıyor ve tempoya ayak uyduramıyor.
Onun dışında roman, ingiliz police procedural'larının ilk örneklerinden birini, klasik cozy geleneklerini de ihmal etmeden vermiş.