Ve Papağan Fıstık Dedi (Alfred Hitchcock'un Seçtikleri)Yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyor, arada bir çakan şimşekler karanlığı yarıp ortalığı gündüz gibi aydınlatıyordu. Bir an durdu. Önü sıra yürüy...(devamı)
Bir Ölü Katilini Arıyor(Benefit Performance (1946))Şişko hemen frene bastı. Araba sarsılarak durdu. Willie elinde olmadan o tarafa baktı. Kerry kolunu uzattı, tabancayı yakaladı. Willie tetiğe bastı...(devamı)
Sıfırdan Sonra(Dark December (1960))Tabancayı şakağından çekerek bana doğru baktı. Dudakları bembeyaz kesilmiş ve vahşi bir gülüşle gerilmişti. Tabancayı bana uzattı:— Sıra sizde Gavi...(devamı)
Akrep Şehir Münih-İstanbul(The Shadow Game (1970))Bulgar askeri, genç kızın bileğinden kavradığı gibi sertçe çekip yürüttü, sürüklercesine dışarıya çıkarttı. Yolculardan yalnız Bayan Benzl'den ses ...(devamı)
Öpme Öldürürsün(Kiss Me As You Go (1953))İçeri girdi. Hol kapkaranlıktı ve içerden küf kokusu geliyordu.Yavaş yavaş ilerlerken elektrik düğmesini arıyordu. Kimseler görünmüyordu ortalıkta,...(devamı)
Şeytancasına(Celle qui n'était plus (1952))Korkunç bir şey bu! Fakat daha kötü bir manzarayla karşılaşmaya hazırlandığını itiraf etmek zorunda. Nehirden çıkarılan ölüler, günlerce suda kaldı...(devamı)
Frankenştayn(Frankenstein; or, The Modern Prometheus (1818))Frankenstein genç, idealist bir doğa felsefesi öğrencisidir. Maddeye can vermenin sırrını keşfederek bir ucube yaratır. Yaratıcısı tarafından redde...(devamı)
3 Valiz + 1 Milyon Dolar = 3 Ceset(Be Careful How You Live (1958))Birden elim tabancama gitti. Koltuk altımdaki kılıfı yokladım. Yerli yerinde duruyordu. Onun sıcaklığını duymak ferahlık vermekteydi bana.- Ne sanı...(devamı)
Goril(Le Gorille vous salue bien (1954))Hiç gecikmeden adamın bacaklarına atılıp onu sırtüstü yere serdi, başını iki elinin arasına aldı. Parmaklarıyla kavrayıp sıktı, sıktı. Adam bilekle...(devamı)
Kefenin Cebi Yok(The Big Steal (1955))Koridor insana korku veren sessizlikteydi. Alt kata inen merdiveni ararken, arkamda buz gibi bir ses duydum: -Aradığınız, çıkış yolu mu, giriş yolu...(devamı)
2 Kere 2 Eder 12- Hadi öt bakalım!.. Homurdanarak tekrar kan tükürdü ve çıkardığı mendille yüzünü silmek istedi. Parçalanan burun kemiğine eli deyince istemeyerek ...(devamı)
Son Durak Tabut (Alfred Hitchcock'un Seçtikleri)Döndüğümde çakının parlayan çeliği ve Mareta'nın şeytansı gülüşü ile karşılaştım. Mareta, çakıyı gözlerime sapladığından kör etti beni. Böylelikle ...(devamı)
Gelin Çiçeği Cinayeti(Kung Liljekonvalje av dungen (1957))Anneli otlar rasında yatıyordu. Sırt üstü dönüktü. Göğsünün sol yanında elbisesinin bir yanı yırtık ve kanlıydı. Manzarayı gerçek dışı ve kâbusumsu...(devamı)
Şehir Korsanı(Knight Templar / The Avenging Saint (1930))Solukları hızlanmıştı.- Çok soğuksun, ama ben seni kollarımın arasına alıp kıvrandıra kıvrandıra ısıtmasını bilirim. Sana sıcak, yumuşak ve seven b...(devamı)
Cinayet Üçüzdü(A Kiss Before Dying (1953))Eve dönünce kapsülleri hazırladı. Beyaz tozu, kâğıttan yaptığı bir huniyle küçük jelatin kapsüllere doldurdu ye sonra kapsülleri kapattı. Bu işi ta...(devamı)
Bir Ölü ile Evlendim(I Married a Dead Man (1948))Kimsiniz?Nereden geliyorsunuz? Burada ne yapıyorsunuz? Hér mektupta karşılaştığı bu üç soru onu korkunç ve büyük bir şüphenin pençesine düşürüyordu...(devamı)
Balkondaki Adam(Mannen på balkongen (1967))Martin Beck, sıcak yaz günlerinin tadını çıkarıyordu. O durgun, rahat günler ansızın bir kâbusa dönüştü. Stockholm'de bir "seks manyağı" türemişti....(devamı)
Puhu Kuşunu Duyuyor musun?(Hörst du den Uhu (1969))Dikenli teli binbir dikkatle aştım. Tabana kuvvet koşmaya başladım. Toprak esnekti, yumuşacıktı, ayaklarıma su yürüyordu. Dizlerime kadar battım. O...(devamı)